Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/23140 E. 2013/17954 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23140
KARAR NO : 2013/17954
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 19.04.2010 tarihli, 2010/13250 takip numaralı, 2008/8-2009/2 dönemine ait prim borcunun tahsili için davalı Kurum tarafından düzenlenen ödeme emrinin iptalini talep etmiş olup; Mahkemece, dava konusu ödeme emrinde, 2008/8-12. dönemi için yapılan tahakkukun iptaline, borçlu olunmadığının tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre; isteme konu edilen ödeme emrinin dayanağı 29.09.2009 tarihli kurum inceleme raporuna göre; ….. tarafından ihale olunan, 12.000 ton torbalanmış kömürün tevzi alanından araçlara yüklenmesi ve aile başına bir ton olmak üzere belirtilen adreslere teslimi işinin dava dışı …… tarafından yüklenilmiş olup, fatura karşılığında davacı şirkete yaptırıldığı, fatura karşılığı olan işlerin nasıl yapıldığının tespiti amacıyla, 01.08.2008- 28.02.2009 dönemi için davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede, “kömür dağıtım işi” ile ilgili herhangi bir işçilik gider ya da kaydının bulunmadığı, temsile yetkili şirket vekilinin alınan beyanında, …..’nin ihtiyaç duyduğu zamanlarda kepçe ve kamyon talep ettiği, muhtelif malların yükleme ve dağıtım işinin yapıldığını, kamyon ve kepçe araçları olmadığı için, daha önce tanıdıkları dava dışı Mehmet Alp isimli firmanın yükleme ve taşıma işini yaptığını ve yapılan işleri fatura ettiğini, kendilerinin yalnızca aracı olduklarını bildirdiği, sonuç olarak,…. ihale ile üstlendiği kömür dağıtım işini sigortalı çalıştırmaksızın fatura karşılığında davacı şirkete yaptırdığı, her ne kadar davacı şirket tarafından anılan işin dava dışı … isimli firmaya yaptırıldığı beyan edilse de, anılan kişi tarafından düzenlenen faturaların, aslında başka işler için düzenlendiği, kamyon ve nakli bedeli cinsi olan faturaların değiştirilerek malların dağıtımı ve yüklenmesi şeklinde değiştirilmeye çalışıldığı, tahrifat yapılan faturaların 2009 yılına ait olanların yatırımlar hesabında muhasebeleştirildiği halbuki satıcılar hesabında muhasebeleştirilmesi gerektiği, dolayısıyla kömür dağıtım işinin davacı şirket tarafından ifa edildiği, davacı şirket adına geçici mahiyette kömürün boşaltılması ve dağıtımı ile ilgili olarak işyeri dosyası açılarak, prim ve hizmet belgelerinin verilememesi nedeniyle idari para cezası uygulanması gerektiği kanaati bildirilmiştir.
Davacı tarafından, kömür dağıtım işinin ihale ile dava dışı ….. tarafından üstlenildiği, taşıma işinin ise dava dışı …. tarafından yaptırıldığı, tüm araç ve çalışanların … tarafından temin edildiği, dolayısıyla davacı şirketin isteme konu edilen ödeme emrine konu prim borcundan sorumlu tutulamayacağı iddia edilmektedir.
6183 sayılı ….. m.58 uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin “böyle bir borcun olmadığı”, “kısmen ödendiği” veya “zamanaşımına uğradığı” yönündeki iddiaları ile itirazda bulunarak ödeme emrini iptal ettirmesi mümkündür. Görüldüğü gibi, ödeme emrinin iptali davasında, kendisine ödeme emri gönderilen borçlunun itirazları bu üç nedenle sınırlandırılmıştır.
Bununla birlikte, 506 sayılı Yasanın 87. maddesinde; “Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun iş verene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işveren de sorumludur. Bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişiye aracı denir.” hükmünü içermekte olup, bu hüküm ile asıl işverenin sorumluluğunun kapsamı belirlenmeye çalışılmıştır. Aracıdan söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından ötürü sorumlu tutabilmek için, maddenin tanımından ortaya çıkan bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri yada işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde yada bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatına haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş yada işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, yapılacak iş, dava konusu ödeme emrine dayanak kurum inceleme raporunda geçen……. işyeri kayıt ve belgeleri incelenerek tanzim edilen ve kömür dağıtım işinin davacı şirket tarafından yaptırıldığının tespit edildiği bildirilen 22.06.2009 tarih ve ….. 12 sayılı rapor ve ekleri dosya arasına alınmalı, yine kurum inceleme raporunda geçen dava dışı Mehmet Alp tarafından kesilen faturalar üzerinde tahrifat yapıldığının bildirilmesi karşısında, anılan faturaların aslı üzerinde silinti,kazıntı,tahrifat ve benzeri yollarla usulsüzlük yapılıp yapılmadığı konusunda uzman bilirkişiler tarafından belirlenmeli, ceza dosyası olup olmadığı araştırılmalı, tarafların sunacağı tüm deliller toplanarak, hukuki ilişkinin niteliği belirlenip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.