Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/6066 E. 2019/5910 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6066
KARAR NO : 2019/5910
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek ve defter belge gizleme
HÜKÜM : 1- Defter ve belgeleri gizleme suçu hakkında; beraat
2- Sahte fatura düzenleme suçu hakkında; mahkumiyet

A- Defter belge gizleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA,
B- 2006, 2007 ve 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesi:
213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca kovuşturma şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaasının “2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçuna ilişkin olduğu, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 06/01/2012 tarih ve 2012/555 esas sayılı iddianamesi ile mütalaaya aykırı olarak “2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kamu davası açıldığı, ancak bu suçlarla ilgili verilen mütalaa bulunmadığı, sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği dikkate alınarak; iddianameye konu olan 2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçu yönünden öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda davanın düşmesine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, yargılamaya devamla “sahte fatura düzenleme” suçundan karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sahte fatura düzenleme suçunda her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda kullanılan sahte fatura eylemlerinin zincirleme sahte fatura kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında hangi yıla ilişkin olduğu da belirtilmeksizin tek hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.