Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/16921 E. 2013/6088 K. 22.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16921
KARAR NO : 2013/6088
KARAR TARİHİ : 22.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini, açtıkları işe iade davasının Yargıtay aşamasına olduğunu, ancak sürecin uzun süreceğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı,davacı tarafından işe iade davası açıldığını mahkemenin kabul kararının Yargıtay’dan da geçerek onandığını bu doğrultuda davacının işe davet edildiğini, ancak kendisinin işe başlamadığını, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıyı işe davet ettiği ancak davacının işe başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-h bendinde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Takip eden 115. maddede ise dava şartlarının incelenmesi usulüne yer verilmiştir.
Davacının davalı aleyhine açtığı işe iade davasında verilen kabul kararının 29.12.2011 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya 16.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği, ancak somut davanın 15.02.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı bu sırada kesinleşen işe iade kararının tebliğinden sonra kanuni on günlük süre içinde 16.02.2012 tarihinde işe başlatılma talebinde bulunmuş, talebi işverene 28.02.102 tarihinde tebliğ edilmiş, işverence ise 01.03.2012 tarihinde işe davet edildiği halde işe başlamamıştır. İşe
başlamadığı davacının da kabulündedir. Henüz işe iade davası sonuçlanmadan ve işe iade sonrası işçi tarafından yapılması gereken başvuru yapılıp sonucu beklenmeden, kıdem ve ihbar tazminatı davası açmasında davacının hukuki yararı bulunmasa bile, bu dava şartının yargılama sırasında tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur.
Karar tarihi itibari ile davacının işe iade başvurusunda bulunmasına rağmen işe başlamadığı, bu durumda işverence yapılan ilk feshin geçerli hale geldiği anlaşıldığından; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gözetilmeden taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

######