YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3806
KARAR NO : 2019/7230
KARAR TARİHİ : 10.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, davacının, davalıdan 24.11.2010 tarihinde boşandığını, kararın 16.12.2010 tarihinde kesinleştiğini, tarafların dava konusu taşınmazda 1/2’şer hissedar olduklarını, boşanma tarihinden itibaren taşınmazın davalının tasarrufu altında olduğunu ve herhangi bir kira ödemediğini açıklayarak, şimdilik 1.000,00 TL’nin kademeli şekilde işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmaza davacı ile müşterek malik olduğunu, söz konusu taşınmazı kendi isteği ile kullanmadığını, anahtarlardan bir tanesinin de davacıda olduğunu, taşınmazın 2014 yılı Şubat ayında kendisi tarafından kiraya verildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyadaki tanık beyanlarına göre taşınmazın kısa süreliğine bir defa kiraya verildiği, geri kalan sürede dairenin boş olduğu, çekişmeli taşınmazın vasfı da gözetilip, davacının ve davalının çocuğu ile birlikte zaman zaman dava konusu daireyi kullandığı, davacının da daireyi kullanma imkanı bulunduğu, tanık beyanlarına göre de zaman zaman kullandığının saptandığı, davacının da taşınmazda paydaş olduğu, tarafların zaman zaman kullandıkları daire için birbirlerinden ecrimisil istediklerinde intifadan men olgusu aranacağı, somut olayda intifadan men koşulunun oluşmadığı gözönünde bulundurularak davalının ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, taşınmazın davalı tarafça 2014 yılında iki ay kiraya verildiği ve bunun davalı tarafın da kabulünde olduğu dikkate alınarak bu döneme ilişkin ecrimisil isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle paylı mülkiyette olan taşınmazın tarafların ortak kullanımında olduğu ve bu nedenle intifadan men koşulunun gerçekleşmesi gerektiği ancak somut olayda bu durumun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın tümden reddi hatalı olmuştur. Mahkemece, söz konusu iki aylık süre için davacının hissesine düşen ecrimisil alacağı hesap edilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.