YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11769
KARAR NO : 2013/14317
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, altı adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece …, …, …, … ve … nolu parsellerdeki ortaklığın satılarak giderilmesine … nolu parselin ortaklığının aynen taksim suretiyle giderilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilen 146 nolu parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hâkim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle Belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu … nolu parsel tarla, fındık bahçesi ve kargir ev niteliğinde ve 87.125 m2 yüzölçümünde olup taşınmaz paylı mülkiyet şeklinde …, …, … … ve elbirliği mülkiyeti şeklinde
…, …, … adlarına kayıtlıdır. Yargılama sırasında yerinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın belediye imar planı ve mücavir alan dışında kaldığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından 1 ve 2 nolu ifraz krokileri düzenlenerek dosyaya sunulduktan sonra, mahkemece ordu valiliği bayındırlık ve iskan müdürlüğünün yazısında taşınmazın projesine göre ifrazında sakınca bulunmadığının belirtilmesi üzerine taşınmazın aynen taksim suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiştir.
Taşınmazın tapu kaydına göre bir kısım paydaşların paylı mülkiyete tabi paylarından başka ayrıca elbirliği mülkiyetine tabi payları da bulunmaktadır. Geri çevirme kararı ile elbirliği mülkiyetine tabii payların tesciline dayanak teşkil eden belgelerin gönderilmesi istenmiş ise de istenen belgeler gönderilmemiştir. Gönderilen mirasçılık belgesinin incelenmesinden ise taşınmazdaki elbirliği mülkiyetine tabi paydaşlar …, …, … dışında …, … ve … isimli mirasçıların da bulunduğu görülmüştür. Bu durumda mirasçılardan bir kısmının diğerlerinin paylarını satın aldığı anlaşılmakla birlikte hangi mirasçının payının kim tarafından satın alındığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece bilirkişi tarafından hazırlanan 1 nolu proje esas alınarak aynen taksim kararı verilmiş ise de hükme esas alınan projede taksim sonucunda paydaşlara düşen taşınmazların değerleri belli olmadığı gibi mahkemece ivaz eklenerek denkleştirme de yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece taşınmazda elbirliği ile malik olan paydaşların elbirliği mülkiyetine tabi paylarına esas teşkil eden evrakların ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek tüm paydaşların paylarının belirlenmesi, ondan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak veya bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle aynen taksime konu taşınmaz kısımları arasında ivaz eklenerek denkleştirme yapılmasının gerekip gerekmediği üzerinde durulması, hazırlanan ifraz projesinin onay makamı olan il idare kuruluna gönderilerek İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 492 Sayılı Harçlar Yasasının mükerrer 138.maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince 19.12.2001 günlü Resmi gazetede yayımlanan Harçlar Yasasının Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesinin karar ve ilam harcı bölümündeki açıklığa ve artırma oranına göre taşınmazın aynen taksimine karar verilmesi halinde taşınmazın değeri üzerinden %03,6 (binde 3,6) nisbi karar harcı alınması gerekeceği göz önünde tutulmaksızın, ayrıca harç alınmadan aynen taksim kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.