Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11010 E. 2012/16077 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11010
KARAR NO : 2012/16077
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, davalı eski eşe ödenen 200 TL. yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, olmadığı takdirde 50 TL.’ye indirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, davalı kadının babasına ait evde oturduğu,babasından maaş bağlandığı, adına kayıtlı taşınmazları ve kira gelirlerinin olduğu gerekçesi ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir.Türk Medeni Kanununun 176/3 maddesine göre yoksulluğun ortadan kalkması halinde yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilebileceği gibi, aynı kanunun 176/4.maddesine göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”.Dosyanın incelenmesinden, davalı kadına ait tapu kayıtlarının bulunduğu bilgisayar çıktısının delil olarak dosyaya ibraz edildiği, ancak mahkemece bu hususun araştırılmadığı anlaşılmıştır.Öyle ise mahkemece, davalı kadının öncelikle bilgisayar çıktısındaki taşınmazlara sahip olup olmadığı, bu taşınmazların gelir getirici nitelikte bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla da davalıyı yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, ileri sürülen mal varlığına boşanma davası sırasında sahip olup olmadığı araştırılarak, o dava sırasında da mevcut malvarlığına sahip olduğu anlaşılır ise; önceki nafakanın kararlaştırıldığı tarihte tarafların gelirleri arasında kurulan denge gözetilmelidir. Mal varlığı ve kira gelirinin boşanma kararından sonra edinildiğinin anlaşılması halinde ise şimdiki gibi karar verilmelidir.
Bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.