Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/7256 E. 2019/5050 K. 10.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7256
KARAR NO : 2019/5050
KARAR TARİHİ : 10.07.2019

Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
10/09/2013 tarihli 2012/359 esas ve 2013/1174 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın sanığın duruşmada bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine 10.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğ mazbatası üzerine ”T.K 21/2. maddesi gereğince evrakın mahalle muhtarına tebliğ edildiği” ibaresinin yazıldığı anlaşılmış olup; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 ve 31. maddelerine göre sanığın MERNİS adresinde oturup oturmadığı veya MERNİS adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanunun 21/2. maddesine göre işlem yapılarak aynı zamanda ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığına dair herhangi bir kayıt eklenmeden tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedenleriyle, yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığa usulüne uygun olarak bildirilmeyen kararın kesinleşmediği, kesinleşmeyen karara ilişkin 20/11/2014 tarihli hükmün hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu, sanığın 21/11/2014 tarihli kanun yoluna başvurma dilekçesinin 10/09/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemiz tarafından da benimsenen 20.03.2012 tarihli ve 2011/785 – 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve
görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 10/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.