YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/991
KARAR NO : 2019/9128
KARAR TARİHİ : 24.09.2019
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davalı kadın tarafından iştirak nafakaları ile tazminatların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile karşı davasının reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 24.09.2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı … vekili Av. … ve karşı taraf temyiz eden davacı- karşı davalı … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı- karşı davalı kadının temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a) Taraflarca evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak karşılıklı boşanma davaları ikame edilmiş, ilk derece mahkemesince her iki boşanma davası ve ferilerine ilişkin hüküm kurulmuş, ilk derece mahkemesinin bu kararı; davacı-karşı davalı kadın tarafından, tazminatların miktarı ve davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan tazminatlar, karşı davasının reddi yönlerinden istinaf edilmiş olup hükmün iştirak nafakalarına ilişkin bölümü istinaf kanun yoluna getirilmemiştir. Tarafların istinaf talepleri sonucu verilen 06.11.2018 tarihli bölge adliye mahkemesinin kararı, taraflara tebliğ edilmiş; hüküm yasal süresi içerisinde davacı-karşı davalı kadın tarafından “Tazminatlar ve iştirak nafakalarının miktarı” yönünden temyiz edilmiştir. Davacı kadın 11.07.2017 tarihli ilk derece mahkemesi kararını iştirak nafakalarının miktarı yönünden istinaf etmediğinden, kararda yazılı boşanmanın fer’ileri kapsamında kurulan iştirak nafakalarına ilişkin bölüm davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gibi davacı kadın yönünden de kesinleşmiştir. Anlatılan nedenlerle davacı-karşı davalı kadının temyiz dilekçesinde yazılı iştirak nafakalarının miktarına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, 2/a bentte gösterilen sebeple temyiz dilekçesinin REDDİNE, bozma ve dilekçenin reddi kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL. vekalet ücretinin Ömer’den alınıp Halise’ye verilmesine, aşağıda yazılı harcın Ömer’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 176.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Halise’ye geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 24.09.2019 (Salı)