Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/6744 E. 2019/15861 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6744
KARAR NO : 2019/15861
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin temyiz talebi 02/07/2018 tarihli ek karar ile “… temyiz başvurusu süresinde olmadığından HMK.nın 432-426/f maddeleri …” gerekçesi ile reddedilmiştir.
Davalı vekili tarafından 02/07/2018 tarihli temyiz talebinin reddi kararı da süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dairemizce verilen geri çevirme kararı ile Mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına karar verilmekle; dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kurumun … Termik Santralinde 04/10/1999 tarihinden itibaren sosyal serviste garson olarak çalışmakta iken 11/03/2010 tarihinde hizmet sözleşmesinin feshi sonucu işinden ayrıldığını, davalı kurumun kadrolu personeli ile birlikte davalı tarafından temin edilen malzemeler ve kurum yetkililerinin talimatı ile çalışıldığını, söz konusu işlerin daha önce kurumun kadrolu elemanları ile yapılmasına rağmen, ucuz işçi teminine yönelik olarak muvazaalı sözleşmeler ile taşeron firmalara yaptırıldığını, hizmet sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının aynı işyerinde aynı işi yapan kadrolu işçiler ile aynı ücreti talep hakkı bulunduğunu, Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5 ve 18. maddeleri, Anayasa’nın 10 ve 55. maddeleri ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal kararlarının davalarının yasal dayanağını oluşturduğunu iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti ve ücret fark alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın görev, yetki, husumet, derdestlik, kesin hüküm, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımından dolayı reddi gerektiğini, davacının kendi işçileri olmadığını, ayrı bir işverenin işçisi olduğunu, muvazaa olgusunu kabul etmediklerini, bir kamu kuruluşu olan müvekkili şirketin muvazaalı işlem yapmasının söz konusu olamayacağını, ihale ile şirketlere verilen işin niteliği ve yürütümü bakımından elektrik üretimi işinden tamamen farklı ve bağımsız nitelikte bir iş olduğunu, kurum personeli ile davacının aynı işi yapmadığını, aynı işi yapmak ile aynı yerde çalışmanın aynı anlama gelmediğini, Sendikalar Kanunu’nun 31/3. maddesindeki hükmün aynı işverene bağlı aynı statüdeki işçileri kapsayacağını, 5538 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre çalıştırılan işçileri kapsamayacağını, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti taleplerine ilişkin olarak müvekkili kurumun hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeplerle davacının iddialarını kabul etmediklerini, başta aylık ücret farkı ve muvazaa iddiası olmak üzere tüm taleplerin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dava dilekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinde bulunmasına rağmen, hüküm fıkrasında davacının bu talepleri ile ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması HMK’nun 297. maddesine aykırıdır.
3-Dairemizin aynı gün temyiz denetiminden geçen emsal dosyalarında olduğu gibi mahkemece davacının sendika üyeliği ya da dayanışma aidatı yönünden gerekli araştırma yapılarak, var ise üyeliğin bildirildiği ya da dayanışma aidatı dilekçesinin verildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlandığı kabul edilmeli, gerekirse bu yönde hesap raporu alınmalıdır.
Davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı tespit olunduğunda davaya konu ücret farkı isteğinin reddine karar verilmeli, diğer işçilik alacakları toplu iş sözleşmesi hükümleri yerine davacıya ödenen ücretler üzerinden hesaplanıp hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.