YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10605
KARAR NO : 2012/15223
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 65.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkilerinin dava dışı yükleniciden 4.4.1995 tarihinde harici satım sözleşmesi ile satın aldıkları işyerinin, yüklenicinin davalı arsa sahibine karşı açtığı tapu iptal ve tescil davasının inşaatı süresinde tamamlayamamış olması nedeniyle reddedildiğini, hükmün 10.10.2001 tarihinde kesinleşmesi üzerine yükleniciye karşı 85.000,00 TL rayiç değerin tahsili talebiyle alacak davası açılmış ise de kabul kararını Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin “kaba inşaat bedelinin satıcı yükleniciden, faydalı masraflar ve ince işler bedelinin ise arsa sahibinden istenmesi gerektiğine “dair bozması üzerine. 20.000,00 TL’ye hükmedildiğini, kararın 23.6.2009 tarihinde kesinleştiğini beyanla kalan 65.000,00 TL alacağın arsa sahibi davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak, sebepsiz zenginleşmediklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, bozma ilamının 5.10.2004 tarihinde tebliği ile başlayan BK.nun 66. maddesinde yazılı 1 yıllık zamanaşımı dava tarihi olan 5.10.2009 tarihinde dolmuş olmakla davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava konusu sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davalarında zamanaşımı 1 ve 10 yıldır. Bir yıllık zamanaşımı fakirleşenin, zenginleşeni, zenginleşmenin haksızlığını ve miktarını kesin olarak öğrenmesiyle başlar. Ayrıca, sebepsiz zenginleşmeye konu olan malvarlığı henüz zenginleşene verilmeden, davalının sebepsiz iktisabından ve bunun doğal sonucu olarak geri almaya ilişkin dava hakkından bahsedilemez. Dava hakkının doğmadığı hallerde ise BK.nun 66. maddesinde öngörülen zamanaşımının uygulanması düşünülemez.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların davalıya teslim tarihi sorularak bundan sonra dava hakkının doğduğu ve dolayısıyla zamanaşımının başlayacağı olgusu üzerinde durulmamıştır. Kaldı ki davacılar Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararı 5.10.2004 tarihinde kendilerine tebliğ edilmekle ince işler ve faydalı masraf bedelini arsa sahibinden isteyebileceğini öğrenmiş iseler de, bozma kararı tek başına hakkın varlığını ispata yeterli olmayıp, bozmaya uyularak o doğrultuda verilen karar kesinleşmeden hukuki bağlayıcılığı yoktur. O halde, davacının sözleşeni yükleniciye karşı açtığı davanın reddine dair kararın kesinleşme tarihi olan 23.6.2009 tarihinden sonra bu davayı süresinde açtığı kabul edilerek, davanın esası hakkında hüküm kurmak gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.