YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5564
KARAR NO : 2019/9176
KARAR TARİHİ : 25.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, tedbir nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise kendi yararına hükmedilen tedbir nafakası ile iştirak nafakasının miktarı, maddi ve manevi tazminat ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece bozma öncesi verilen kararda tarafların eşit kusurlu bulunmaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş Dairemizin 2016/18112 esas ve 2018/6249 karar sayılı bozma ilamı ile onanarak kesinleştiği halde, mahkemece bozma sonrası verilen kararda yeniden tarafların eşit kusurlu bulunmaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kesinleşen yönler hakkında yeniden hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası azdır.
Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169). Davalı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tedbir nafakasının karar tarihine kadar devamına dair hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. 3. ve 4. bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.09.2019 (Çrş.)