YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/31
KARAR NO : 2019/4171
KARAR TARİHİ : 30.10.2019
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın Dairemizin bozma ilamına uyularak kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında davalı ile aralarında 22.05.2005 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını buna göre davalının maliki olduğu l4 ve l5 parsel numarasında kayıtlı iki adet taşınmaz üzerinde her biri bir parselde olmak üzere iki adet betonarme karkas binanın yapılması hususunda davalı arsa sahibi ile anlaştıklarını, sözleşmede inşaatın tamamlanmasından sonra yapılan binaların uygun bir şekilde birleştirilmek suretiyle %50 ortaklıkla bir yüksek öğrenim kız öğrenci yurdu işletme hususunda anlaşma sağlandığını, l5 nolu parselde inşaatın kabasının bitmesinden sonra davalının devretmesi gereken tapuyu devretmediğini ve ardından sözleşmeyi feshettiğini belirterek yaptığı masraflar için 110.609,80 TL ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile BK’nın 369. maddesi gereği menfi ve müspet zararlar karşılığı l80.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiş, mahkemece davanın 132.479,48 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararın taraflarca tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.12.2009 tarihli, 2009/5170 Esas ve 2009/6549 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasından sonra ek protokolün imzalanmamış olması nedeniyle yurttan dolayı kâr kaybının bulunmadığına, dava tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre yaptığı işler ve kâr mahrumiyetinin 216.306,61 TL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.Dairemizin hükmüne uyulan bozma ilamında davacı alacağının, BK’nın 369. maddesiyle sözleşmenin 8. maddesindeki düzenleme çerçevesinde yani hem müsbet hem de menfi zararların hesaplanarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. BK’nın 369. maddesine göre yüklenicinin sözleşme nedeniyle yaptığı tüm masraflar ile kar mahrumiyetini istemesi mümkündür. Mahkemece hüküm altına alınan 216.306,61 TL’nin 129.646,00 TL’si yapılan imalâtın yapıldığı yıl piyasa fiyatları ile değeri olup bozma ilamına uygun olarak belirlenmiştir. Kalan miktar ise kar kaybı olarak belirlenmiş ise de; bu rakamın nasıl hesaplandığı gerekçesi ile açıklanmaksızın sadece yüklenicinin inşaatı yapmamak suretiyle zaman kazandığı gerekçesiyle indirim yapılarak hüküm altına alınan rakam bulunmuştur. Oysa ki; yüklenicinin arsa sahibinin kusurlu olarak sözleşmeden dönmesi halinde isteyebileceği olumlu zarar (kar kaybı) kesinti yöntemine göre hesaplanmalıdır. Kesinti yöntemi mülga 818 sayılı BK’nın 325. maddesinde (6098 sayılı TBK’nın 408 maddesi) düzenlenmiştir. Yargıtay’ın ve Dairemizin kabul ettiği bu yönteme göre, yüklenicinin işi tamamlayamaması sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler (malzeme ve işçilik giderlerinden yaptığı tasarruf) ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar, sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle yüklenicinin olumlu zarar kapsamındaki kâr kaybı bulunmalıdır. Mahkemece bilirkişilerden alınacak ek rapor ile açıklanan kesinti yöntemine göre davacının kâr kaybının hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile kararverilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 30.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.