YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11078
KARAR NO : 2012/16127
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.000 TL için takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacı avukatın, müvekkili … vekili olarak, davalı aleyhinde, … 3. İş Mahkemesinin 2009/832 Esas sayılı dava dosyasında alacak davası açtığını; dava devam ederken davacı asil ile davalının dava dışı sulh olduklarını ve davacıya herhangi bir vekalet ücreti ödemeden, feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini; bu nedenle, Avukatlık Kanununun 164/3,4 ve 165 vd. maddesi gereğince, davalıdan 2000 TL vekalet ücreti alacağının tahsili için icra takibi yaptıklarını; davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esası bakımından da sulh olmalarının söz konusu olmadığını, diğer takip borçlusunun davadan feragat etmesi nedeniyle, davacının tek taraflı işleminden dolayı davanın reddedildiğini; müvekkilinin, Avukatlık Yasasının 164-165-166. maddeleri gereği sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davaya konu, … 3. İş Mahkemesinin 2009/832 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; son celsede, davacı vekilinin müvekkilinin feragat ettiğine dair feragatname sunduğu, mahkemece de feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, bunun üzerine hükmün, davacı vekili tarafından; mahkeme dışı verilen sulh neticesi dosyaya sunulan feragat belgesinin düzenlendiği ileri sürülerek, mahkeme tarafından lehe vekalet ücreti takdiri gerekirken takdir edilmediğinden bahisle temyiz edildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 02.11.2010 gün ve 2010/31474 – 35766 sayılı ilamı ile de, davalı lehine hükmedilen 1000 TL vekalet ücretinin 500 TL’ye indirilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesi uyarınca, “…sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu ..” sayılacaklardır.Davacı avukatın açtığı dava, davanın taraflarının anlaşarak sulh olmaları sonucu (davacının) feragatı nedeniyle son bulduğundan; davacının ödemesi gereken avukatlık ücretinden davalıda müteselsilen sorumlu ise de; bu davada yargılama gideri olarak (davacı lehine) hükmedilen bir avukatlık ücreti bulunmadığından, davalının sorumluluğu sadece vekalet sözleşmesinden doğan avukatlık ücretine ilişkin bulunmaktadır. Zira, yukarıda açıklandığı üzere, sözü edilen dava da; davacı vekili, lehe vekalet ücreti ödenmediğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuş, Yargıtay’ca talebi karşılanmamış, hüküm bu şekilde kesinleşmiştir.O halde, mahkemece; davalının, somut olaydaki vekalet ücreti sorumluluğunun; sadece vekalet sözleşmesinden doğan alacakla sınırlı olduğu gözetilerek, itirazın 1000 TL üzerinden kısmen kabulü gerekmektedir. Yanılgılı değerlendirme ile davanın tamamı üzerinden kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.