Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7257 E. 2012/12080 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7257
KARAR NO : 2012/12080
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.767 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 4.227,52 TL’lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Tebligat Kanununun 21/1 maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır.Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin birinci fıkrasında da; “Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.” hükmü öngörülmüştür.Somut olayda, mahkeme ilamı ile karşı tarafın temyiz dilekçesinin tebliği için davalı …’e çıkartılan tebligatlarda, muhatabın çarşıya gittiğini bildiren komşunun adının belirlenmediği gibi imzasının da alınmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen kanun ve kanuna dayalı olarak çıkartılan tüzük hükmü gereğince, davetiyelerin muhatabı olan davalıya yapılan tebligatların usulsüz olarak tebliğ edildiği açıktır.Diğer taraftan, önceki döneme ilişkin ecrimisil istemi ile taraflar arasında görülen … 2. Asliye Mahkemesinin 2007/272 E. sayılı dava dosyasının da, dosya içerisinde yer almadığı belirlenmiştir.
Bu hususların, temyiz incelemesi sırasında tesbit edilmesi üzerine Dairemizin 20.02.2012 gün ve 2011/21899 E. 2012/4044 K.sayılı ilamı ile “Gerekçeli kararın ve karşı tarafın temyiz dilekçesinin davalı …’e tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenilmesi ve … 2. Asliye Mahkemesinin 2007/272 E. sayılı dava dosyasının celbedilmesi…” için dosya mahalline iade edilmiştir. Ne var ki, yerel mahkemece; Yargıtay kararı doğrultusunda hiç bir işlem yapılmadığı gibi, usulsüz tebliğ edildiği belirlenen tebligatların dosya içerisinde bulunduğunun belirtilmesi ile yetinilerek, dosya tekrardan dairemize geri çevrilmiş bulunmaktadır.O halde mahkemece, temyiz incelemesinin geciktirilmesine daha fazla sebebiyet verilmeden; mahkeme ilamı ile karşı tarafça verilen temyiz dilekçesinin davalı …’e bir an önce tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklenilmesi, ayrıca ilgisi nedeniyle … 2. Asliye Mahkemesinin 2007/272 E. sayılı dava dosyasının iş bu dosya içerisine celbedilmesi ve Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.