Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7464 E. 2013/11405 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7464
KARAR NO : 2013/11405
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK 72/5. maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilir.
Somut olayda, davacı yan takip konusu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, bonoda davacı şirket kaşesi üzerinde tek imza bulunduğu, davacı şirketin TTK.nun 321/3 maddesi uyarınca çift imza ile temsil ve ilzam edileceği, şirket ana sözleşmesinde de aksine bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu bono davalı … tarafından davacı borçlu … Holding A.Ş. aleyhine icra takibine konulmuş, diğer davalı tarafından ise davacı aleyhine her hangi bir icra takibi başlatılmamıştır. Ayrıca, dava konusu bono üzerinde davacı şirket kaşesi üzerindeki tek imzanın davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili 2 kişiden biri olan yönetim kurulu başkanı …’a ait olduğu da dosya içeriğiyle sabittir.
Hal böyle olunca mahkemece, dava tarihinden önce dava konusu bononun sadece davalı … tarafından davacı aleyhine icra takibine konu edildiği, diğer davalı tarafından başlatılan bir icra takibi bulunmadığı, davalı …’ın ise takibinde haksız ise de, kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gözetilmeden davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu kalem talebin kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.