YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/18932
KARAR NO : 2019/10770
KARAR TARİHİ : 10.07.2019
5996 sayılı Veterinerlik Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda Ve Yem Kanununa muhalefet eyleminden kabahatli … Unlu Mamülleri Gıda Ziraat Hayvancılık İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında, anılan Kanun’un 40/1-k maddesi uyarınca 18.381,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Malatya İl Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğünün 05/07/2018 tarihli ve 44-G-2018-086 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Malatya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/10/2018 tarihli ve 2018/2650 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Malatya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/11/2018 tarihli ve 2018/3514 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 13/02/2019 gün ve 59 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/02/2019 gün ve KYB-2019-16791 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun, “Başvurunun incelenmesi” başlıklı 28. maddesinin 2. fıkrasında “Başvurunun usulden kabulü hâlinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.”, 3. fıkrasında “İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir.”, 4. fıkrasında “Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re’sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir.”, 7. fıkrasında “Mahkeme ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, dosya kapsamına göre kabahatli firma yetkilisinin 01/08/2018 tarihli dilekçesinde özetle, Malatya İl Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından işyerinde yapılan denetimde “… Roll Ekmek 50. (Poşetli)” isimli ürünün etiket bilgilerinde ileri tarihli üretim tarihi basıldığının tespit edilmesi üzerine adı geçen firmaya idarî yaptırım uygulandığını, ancak söz konusu yaptırımın kanuna aykırı olduğunu, zira ilgili ürünlere üretim tarihinin basıldığı baskı makinasının arızalı olduğunu ve bu durumun şirket çalışanları tarafından farkedilmediğini, teknik bir hata sonucu tarihlerin ileri tarihli basılmış olduğunu iddia etmesi ve gerek Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı “ALOGIDA 174” hattına yapılan ihbarlarda gerekse bahse konu kurum tarafından işyerinde yapılan denetimde ilgili ürünlerde bir gün sonrasına ait üretim tarihinin yazılı olduğunun belirlenmesi karşısında, bahse konu işyerindeki çalışanların dinlenilmesi ile söz konusu baskı makinasında teknik bir arıza olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Mahkemece kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 10/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.