Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/8098 E. 2013/11411 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8098
KARAR NO : 2013/11411
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı yan davalıdan satın aldığı malın ayıplı çıktığını, düzenlenen iade faturası bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen 18.10.2011 tarihli karar ile bilirkişi raporunda gizli ayıplı olduğu tespit edilen malların davacıya Nisan-Mayıs 2008 tarihinde teslim edildiği, müşterisi tarafından davacıya bu mallarla ilgili 30.04.2008 tarihinde reklamasyon faturası kesildiği, davacının bu tarihte mallardaki ayıbı öğrendiği, 8 ay sonra 02.01.2009 tarihinde iade faturası düzenlediği, BK.nun 198 maddesine aykırı davrandığı, davacının malı bu ayıp ile beraber kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, dairemizin 17.05.2012 gün ve 2012/2736 Esas 2012/8376 Karar sayılı ilamı ile “Davacı tarafça dosyaya sunulan ve müşterisince kendisine kesilen 6.386,80.TL bedelli reklamasyon faturasının tarihinin 30.04.2009 olduğu görülmekte ise de ancak bu faturanın tarihi gerekçeli kararda yanılgılı olarak 30.04.2008 olarak belirtilmiştir. Mahkemece bu yön gözetilerek sonucu dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, alınan bilirkişi raporu ile mallardaki ayıbın gizli ayıp olduğu belirlenmiş ise de, ayıplı malların Nisan-Mayıs 2008 tarihinde davacıya teslim edildiği, davacının teslimden sonra malı her hangi bir test ve muayeneye tabi tutmadığı, basiretli tacir gibi davranmadığı, malı muayene etmeden müşterilerine sattığı, 02.01.2009 tarihinde iade faturası düzenlediği, bu sürenin ticari örf ve adete göre gizli ayıbın ortaya çıkması için ön görülen makul süreyi aştığı, davacı müşterisinin düzenlediği 30.04.2009 tarihli reklamasyon faturasının sonuca etkili görülmediği, davacının ayıplı malı bu haliyle kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı davalıdan Nisan-Mayıs 2008 tarihinde satın aldığı malları müşterilerine sattığını, müşterilerinden ayıp bildirimi gelince iade faturası kestiğini bildirmiştir. Mahkemece alınan 04.08.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda mallardaki ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmiştir. Bu durumda BK.nun 198. maddesi hükmü kapsamında, davacı alıcı, ayıbın varlığını öğrendiğinde derhal davacı satıcıya ihbarda bulunma yükümlülüğü altındadır. Dosyada yer alan ve davacının müşterisi tarafından düzenlenen 30.04.2009 tarihli reklamasyon faturası davacının ayıp nedeniyle düzenlediği 02.01.2009 tarihli iade faturasından sonraki tarihli olup, davacının reklamasyon faturası tarihinden önce malın ayıplı olduğunu öğrendiği tarihe ilişkin bir iddia ve delil de bulunmamaktadır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.