Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11452 E. 2012/15687 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11452
KARAR NO : 2012/15687
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde İcra Müdürlüğünün 2010/54 sayılı takip dosyasında, davalının kısmi itirazının iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalı hakkında 3.960 TL asıl alacak, 2.970 TL faiz olmak üzere toplam 6.930 TL alacak için girişilen icra takibinde davalının kötüniyetli olarak faize itiraz ederek faiz yönünden takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini istemiştir.Davalı vekili cevabında, sözleşmede belirlenen aylık %10 faiz oranının fahiş olduğu, kamu düzeni ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; sözleşmenin 8.maddesinde kararlaştırılan hükmün ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğu, cezai şart için öngörülen miktar ve cezai şart toplamı dikkate alındığında davalı taraf için fahiş olmadığı gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulü ile 2.962,80 TL (faiz) cezai şart için itirazın kısmen iptali ile inkar tazminatın tahsiline hükmedilmiştir.Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir.Taraflar cezanın miktarını tayin etmekte serbest iseler de, BK.161/son maddesi hükmüne göre hakim fahiş gördüğü cezaları re’sen tenkis etmekle yükümlüdür.Kira sözleşmesinin özel şartlarının 8.maddesi; “Aylık kiranın her ayın 5’ine kadar yatırılmadığı takdirde 5’ini müteakip kiracıdan o ay için %10, takip eden aylar için de geciktirilen her ayın ilk gününden itibaren yine %10 gecikme cezası her ay için ayrı ayrı alınır” hükmünü içermektedir.Sözleşmede kararlaştırılan ve fahiş olan aylık %10 faizin BK. 161/son maddesi uyarınca indirilmesi gerekirken, mahkemece fahiş olmadığı kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu nedenle mahkemece; tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borçlunun borcu yerine getirememiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırılığın ağırlığı, ülkede seyreden enflasyon, faiz oranları ve günün şartları dikkate alınarak hak ve nesafete uygun olarak makul bir miktar üzerinden (Cezai şartın miktarını hakim tayin edeceğinden, icra inkar tazminatına hükmedilmeden) hükmedilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.