YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11680
KARAR NO : 2012/15068
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.167,12 TL’nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, davacı şirket tarafından davalı tarafa fatura karşılığı tıbbi malzeme satılıp malların teslim edilmesine rağmen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeni ile davacının, davalılardan alacaklı olduğunu, satışlara ait faturaların bildirilmesine rağmen davalılarca ödenmeyen 5.167,12 TLnin tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, dava konusu edilen faturalardan 10.12.2007 tarihli fatura hariç olmak üzere diğer faturaların davalı tarafa hiç gönderilmediği gibi fatura kapsamında kalan malların davacı şirket tarafından davalıya teslim edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, dosyaya ibraz edilen faturalar, sevk irsaliyeleri ve sevk irsaliyelerinin davalı çalışanlarına teslim edildiğine dair … Kargo cevabı yazısına göre, dava konusu malların davalıya teslim edildiği ancak 10.12.2007 tarihli faturanın, davacıdan satın alınan cihazın garanti kapsamında onarımı için tanzim edilen fatura olması nedeniyle bu fatura bedelinin davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.6762 Sayılı TTK. nun 23. maddesi hükmüne göre; faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafça tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasında bir sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Zira davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmiş olması halinde öncelikle davacıya, davalı ile aralarında (alım-satım) ilişkisi olduğunu kanıtlaması için uygun bir mehil verilmesi gerekir. Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın davalı alıcıya teslim edildiğini göstermez; bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir. Davacı satıcının faturada yazılı malı alıcıya (davalıya) teslim ettiğini ve bu tesliminde borç doğurucu bir hukuksal ilişki sonucu olduğunu ayrıca ispat etmesi gerekir.Somut olayda, davalı vekili, faturaların davalı tarafa tebliğ edilmediği gibi faturada yazılı malların davalıya teslim edilmediğini, malların teslimine ilişkin … Kargo şirketinden gelen teslim belgelerinde malı teslim alan kişi olarak gözüken şahısların davalıya ait işyerinde hiç çalışmadığını, davalı tarafla herhangi bir bağlantısının olmadığını ısrarla savunmuştur.Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, faturalarda yazılı malların teslim edilip edilmediği hususunda ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek, dava ve takip konusu edilen faturalara ilişkin malların teslimine ilişkin … Kargo şirketinden gelen belgelerde malları teslim alan kısmında ismi yazılı kişilerin, davalı şirketin çalışanı olup olmadığı, malları teslim almaya yetkilerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp davalı tarafla malı teslim alan kişiler arasındaki ilişkinin tespit edilmesi ve hâsıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.