YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5946
KARAR NO : 2019/6010
KARAR TARİHİ : 10.10.2019
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere,kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurum ve davalı Vakıf Başkanlığı vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı nezdinde 01/10/1987 tarihinden işten çıktığı tarihe kadar Kurum’a eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi yazıldığı şekilde istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ortaya konulmasında Mahkemece yapılan değerlendirmenin hüküm kurmaya yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; Dairemiz bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık konusu dönemin 01/10/1987-01/01/1989 tarihleri arası olduğu, buna göre davacı adına davalı Vakıf işyerince düzenlenmekle Kurum kayıtlarına intikal etmiş 01/10/1987 tarihli işe giriş bildirgesi, davacıya ait sigortalı çalışma kaydının yer aldığı 1988/2. ve 3. dönem bordroları, davalı Vakıf işyerinin 07/03/1990 tarihli ve Valilik olurlu yazısı, 12/01/1988 ve 25/03/1988 tarihli vizite kağıtları, duruşmalarda dinlenen bordrolu tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışma iddiasının doğrulandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken davanın kısmen kabulü ile yazıldığı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle , İlk Derece Mahkemesi kararının “Hüküm” fıkrasında yer alan “Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile” ibarelerinin ve birinci, üçüncü ve dördüncü bendlerinin tamamen silinerek yerine gelmek üzere;
1-Davanın Kabulüne ,
Davacının davalı Vakıf işyeri nezdinde 01/10/1987-14/04/2005 tarihleri arasında geçen hizmetleri içerisinde davalı Vakıf işyeri tarafından Kurum’a eksik hizmet bildirildiğinin tespitine, bunun için davalı Vakıf işyeri tarafından;
1987 yılında toplam 90 gün çalışıldığı halde 3.ncü dönem için noksan bildirilen 90 günün
1988 yılında toplam 360 gün çalışıldığı halde 1., 2. ve 3.ncü dönem için noksan bildirilen toplam 360 günün
1994 yılında toplam 318 gün çalışıldığı halde 3.ncü dönem için noksan bildirilen 80 günün
1995 yılında toplam 342 gün çalışıldığı halde 1.nci dönem için noksan bildirilen 107 günün
1996 yılında toplam 360 gün çalışıldığı halde SSK’ya 120 gün bildirildiği, noksan bildirilen 240 günün
1997 yılında toplam 360 gün çalışıldığı halde SSK’ya 240 gün bildirildiği, noksan bildirilen 120 günün
SSK’ya bildirilmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
3-a) Davacı tarafından yapılan 400,00 TL. bilirkişi ücreti, 257,25 TL. posta tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere; toplam 657,25 TL. yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b)Davalıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
c)Taraflarca peşin yatırılan gider avansından kullanılmayan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
4-Davacı vekil ile temsil olunduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi gereğince 2.180,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.