Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2019/155 E. 2019/6588 K. 14.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/155
KARAR NO : 2019/6588
KARAR TARİHİ : 14.10.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15/06/2017 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 28/03/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alacaklının açtığı ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 113 ve 119 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olan borçlu …’in müvekkiline olan borcundan dolayı taşınmazlar üzerindeki ortaklığının satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin kararın davalı … vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25.04.2017 tarihli, 2015/11399 E, 2017/3385 K sayılı ilamı ile “…İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereğince yetki belgesine dayanılarak dava açılmıştır. Davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazlar paylı mülkiyet rejimine tabi olsa da alacaklı 5403 sayılı Kanununun ilgili maddeleri gereğince doğrudan pay satışı talebinde bulunamayacağından bu davayı açmakta hukuki yararı mevcut ise de 5403 sayılı Kanununun 8. maddesinde yapılan değişiklik sonucu artık alacaklının, borçlunun paylı mülkiyete konu hisselerini doğrudan haczettirerek icra takibi yoluyla satışı mümkün haline geldiğinden artık hukuki yararı kalmamıştır. Bu durum kanun değişikliğinden kaynaklandığından usuli kazanılmış hak da oluşmaz.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre; alacaklı aldığı yetki belgesine dayalı açtığı bu davanın, müstakil payın haczi ve satışı mümkün olduğundan, reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı icra hakimliğinden İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hakiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir. İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir.
Bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Somut olayda; dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alacaklının açtığı ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükmü yalnızca davalı … vekili avukatlık ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Kendisini vekille temsil ettiren davalı … lehine AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm sonucuna 4. madde olarak “Kendisini vekille temsil ettiren davalı … lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’e verilmesine’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine, hükmün değiştirilmiş ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.