Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/14302 E. 2019/14640 K. 26.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14302
KARAR NO : 2019/14640
KARAR TARİHİ : 26.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, katılanın soruşturma aşamasında sanığın işten çıkarılması nedeniyle kendisini sorumlu tutarak sürekli tehdit ettiğini, olay günü de kafasına şişe ile vurarak yaraladığını, soruşturma aşamasındaki anlatımında da sanığın kafasına şişe ile vurduğunda yanlız olduğunu, şişenin vurulmasından sonra bayıldığını, polisler gelince kendine geldiğini ve sanığın kendisini tehdit ettiğini beyan etmesi, tanıklardan …’nın kovuşturma aşamasında sanığın elinde şişe ile katılana küfrettiğini duyduğunu ancak yaraladığını ve tehdit ettiğini duymadığını, soruşturma aşamasında ise sanığın müştekiye tehdit ettiğini beyan etmesi, yine tanıklardan …’nın ise tarafların karşılıklı birbirlerine küfür edip vurduklarını ancak tehdit sözü duymadığını belirtmesi karşısında; katılan ve tanıkların tehdit eylemine ilişkin çelişkili ve uyumsuz beyanları ile katılanın soruşturma aşamasında kafasına şişe ile vurulduğu esnada yanlız olduğuna ilişkin beyanının yöntemince tartışılmasından sonra sanığın yükletilen suçları işleyip işlemediği, işlediğinin kabulü halinde tehdit suçu açısından tehdit eyleminin gerçekleştiği anda elinde kırık şişe bulunup katılana gösterip göstermediği belirlenerek sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre ise;
a) Sanığın aşamalarda yaşanan olay öncesi katılanın kendisine olan borcunu ödemediğini ve telefonda kendisine küfrederek tehdit ettiğini savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit ve yaralama suçları yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların kesinleşme tarihleri itibariyle engel oluşturmaması karşısında; yeniden suç işlemeyeceğine olumlu kanaaat getirilerek cezaları ertelenen sanık hakkında, “denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c) Tehdit suçundan kurulan hükümde Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.