Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/8146 E. 2013/11967 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8146
KARAR NO : 2013/11967
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca yatırım harcaması yapıldığını akdi ilişki devam ederken davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle süresi dolmadan sözleşmenin feshedildiğini belirterek sökülmeyen 23.420,00 TL yatırım giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yapılan sabit yatırımların işin gereği olduğu, bu yatırımlar yapılmaksızın istasyon işletilmesi ve bayilik ilişkisinin kurulması ve devamının mümkün olmadığı, yatırımların sözleşme süresine bağlı olmayıp sözleşmenin süresinden önce feshinin yatırım bedellerinin tahsili hakkını vermeyeceği, sözleşmenin sona ermesinden sonra yatırımı yapan dağıtıcı firma tarafından mecut halleriyle mümkün ise sökülüp alınabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan, davalının akaryakıt bayilik sözleşmesine aykırı davrandığını, haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, haklı fesih nedeniyle davalının işletmesinde kalan ve sökülemeyen yatırım giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, sözleşmenin süresinden önce feshinin bu yatırım bedellerinin tahsili hakkı vermediği, bu yatırımların sözleşmenin süresine bağlı olmadığı, yapılması zorunlu yatırımlar olduğu, dağıtıcı firma tarafından o andaki mevcut halleriyle mümkün ise sökülüp alınabileceği, davalıdan tazmininin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı yan sözleşmenin 5 yıl süreceği düşüncesi ile, davalı bayinin işletmesinde yatırıma yönelik harcalamalarda bulunmuştur. Taraflar arasında akdedilen ve imzası inkar edilmeyen 07.12.2010 tarihli ön protokolün 9. maddesi “Bayi, işbu protokolün bayiye atfedilecek olan bir kusura dayalı olarak süresinden önce sona ermesi halinde, ihtara ve hükme gerek kalmaksızın istasyona şirket tarafından verilen kurumsal kimlik otomasyon sistemi ve pompaların bedellerini, fatura değerleri üzerinden ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmünü içermektedir.
Yargılama sırasında alınan 12.12.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının akaryakıt istasyonunun çalışması ve otomasyon alt yapısı için 23.500 TL. ilave para harcadığı, gecikme faizinin 4.053,75 TL. olduğu, bu paranın davalıdan tahsili gerektiği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve ön protokol hükümleri, alınan bilirkişi raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı üzerinde dahi durulmadan, davacı iddialarını tam olarak karşılamayan yazılı gerekçelerle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.