YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7042
KARAR NO : 2019/4242
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, katılan … vekili ile sanıklar …, … ve … savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan, reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün kısmen isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli yağma ve hakaret suçları yönünden kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Katılan …’ün aşamalarda alınan beyanlarında özetle; 24.09.2014 günü saat 18.30 sularında kendisini arayan sanık …’ın “Sen dayıma yanlış yaptın bittin sen” şeklinde konuştuktan sonra saat 19.15 sularında tekrar arayıp “Senin iş yerinde dayımla birlikte seni bekliyoruz, hayırlı bir iş için” dediğini, bunun üzerine iş yerine gittiğinde tanık … ile sanık …’nin birlikte otururduklarını gördüğünü, sanık …’nin telefonla bir yeri arayarak “Bana Kara Ahmet’i getirin” dediğini, bir müddet sonra sanıklar … ve …’nın ellerinde beyzbol sopaları ile
geldiklerini, sanık …’nin “Dayınızın anasına küfür ediyor bu adamın cezasını hemen kesin” demesi üzerine adı geçen sanıkların darp edip “P,ç
kurusu” dediklerini, bu duruma engel olmak isteyen tanık …’na sanık …’nin tokat atıp ardından tanık …’nu telefon ile arayıp onu da olay yerine çağırdığını, tanık …’nun gelip korumacı bir yaklaşım sergilemesi üzerine sanıkların buna da engel olduklarını; sanık …’ın üzerindeki 800,00 TL parasını alarak sanık …’ye verip “Yaptığın işlerden dolayı bize vermen gereken komisyonun bir kısmı” dediğini, ardından kendisini serbest bırakmaları üzerine tanık … tarafından hastaneye götürüldüğünü, hastanedeki tedavisinden sonra iş yerine geldiğinde 8 adet markası olmayan el arabalarının da alınmış olduğunu fark ettiğini ve sanıklardan şikayetçi olduğunu belirttiği,
Tanık … 26.09.2014 tarihli kolluk anlatımında özetle; katılan …’ün iş yerine geldiğinde, soy ismini bilmediği Murat, arkadaşı Abdurrahman Semerci ve aynı zamanda …’ün arkadaşlarının bulunduğunu, katılan …’ü darp edilmiş bir halde gördüğünü, olayın neden çıktığını bilmediğini, ancak sanık … ’nin olayın katılanın küfür etmesinden dolayı çıktığını söylediğini, bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu belirttiği,
Tanık … 17.12.2015 tarihli oturumda verdiği ifadesinde ise “Ben içeriye girdiğimde iki sandalyede sanık Abdurrahman Semerci ile katılanın bir sehpanın yanında oturduklarını ve alkol aldıklarını gördüm. Huzurda bulunan diğer sanıklar … ve … da katılanın çalışanı Murat Helvacıoğlu ile birlikte ayakta durduklarını gördüm” devamında “Hastaneye giderken neden kavga ettiklerini sorduğumda bana herhangi bir şey söylemedi. Yine hastaneye giderken herhangi bir şekilde parasının alındığından da bahsetmedi, daha sonra hastaneden çıktığımda da işyerindeki el arabalarının alındığından bana bahsetmedi, ben iş yerine gittiğimde belirttiğiniz şekilde herhangi bir beyzboll sopası türünde sopa görmedim, bu işyerinde iş yaparken kullandığı el arabası, kürek gibi aletler vardı, aslında kendisi kapı ve pencere satar, yine katılanı hastaneye götürdüğümüzde kendi telefonu ile ailesini arayıp bilgi vermişti, ben katılanı alkol alırken görmedim, hastaneye giderken herhangi bir alkol kokusu da sezinlemedim, sehbada rakı var idi, benim olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir, katılan ile sanık Abdurrahman arasında, Abdurrahman’ın katılana 10.000 TL vererek bir işin yapılması konusunda bir anlaşmazlık vardı. Abdurrahman Katılana 10.000 TL verdiğini söylüyordu” şeklinde açıklamada bulunduğu,
Sanık … 29.09.2014 tarihli kolluk ifadesinde özetle; katılan …’ün iş yerine gittiğinde Mehmet Secerlioğlu, … ve katılanın yanında çalışanı olan soy ismini bilmediği Murat isimli şahsın bulunduğunu belirtip üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği,
Sanık … 29.09.2014 tarihli kolluk anlatımında, olay yerinde …, …, “…” lakaplı Murat isimli soy ismini bilmediği bir şahsın bulunduğunu belirtip üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği,
Sanıklar …, … ve … kovuşturma evresinde, olayın katılanın küfür etmesinden çıktığını, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini belirtip sanık …’nin katılandan alacaklı olduğunu, bu borcu ödemekten kaçınmak için haklarında şikayetci olduğunu savunmuştur.
…’nun 16.10.2014 tarihli bilgi alma şeklinde alınan kolluk ifadesinde özetle; katılan …’ün 25 yıllık ustası olduğunu, kısa bir süre önce yanından ayrılıp serbest boyacılık yapmaya başladığını, 24.09.2014 günü saat 19:15 sularında olayın gerçekleştiği iş yerinde kesinlikle bulunmadığını, uzun zamandır en az haftada 2-3 kez …’ün iş yerine gidip arkadaşları ile birlikte alkol tüketip sohbet ettiklerini, ancak olayla ilgili bir bilgisini bulunmadığını belirttiği,
08.10.2015 tarihli oturumda, olaya ilişkin görgüsü bulunan …’nun tanık olarak dinlenilmesine karar verilmesine karşın bir sonraki celse olan 17.12.2015 tarihli oturumda verilen “Soruşturma aşamasında olayla ilgili herhangi bir beyanda bulunmayan ve duruşmaya da katılmayan tanık …’nun dinlenilmesinden vazgeçilmesine” şeklindeki ara karar ile dinlenilmesinden vazgeçildiği anlaşılmıştır.
Katılan, adı geçen sanıklar ve tanık …’nun; tanık …’nun olayın en başından itibaren olay yerinde olduğunu açıkça ifade etmelerine karşın, tanık …’nun olay yerinde olmadığı şeklindeki anlatımı ile ortaya çıkan duraksamalı hal karşısında; önceklikle olayın birebir görgü tanığı olduğu anlaşılan tanık …’nun mahkeme huzurunda andlı beyanı alınıp, tanık beyanları arasında bir aykırılık oluşması halinde bununda usulünce giderilmesi sağlandıktan sonra, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile yetinilerek yargılamaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.