Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2017/1911 E. 2019/4393 K. 25.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1911
KARAR NO : 2019/4393
KARAR TARİHİ : 25.09.2019

MAHKEMESİ : Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Anayasa Mahkemesinin, TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “Eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık Y.. Y.. ve savunmanı ile sanık Ş.. E.. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından “Yargılama giderlerine” ilişkin bölümden “Eşit olarak alınmasına” ibaresinin çıkartılması ve yargılama giderlerine ilişkin bölüme “Sorumlu oldukları oranda ayrı ayrı alınmasına”
tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2019 tarihinde Daire Üyesi Mehmet Kurt’un muhalefetiyle oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :

Ceza Muhakemesi Hukukunun temel ilkelerinden biri “yüzyüzelik” ilkesidir. Yasa koyucu, açıkça düzenlediği istisnalar dışında, sanığın yokluğunda duruşma yapılamayacağını hüküm altına almıştır. (CMK. Madde 193/1) Bu istisnalardan biri, sanığın kabul etmesi şartıyla, alt sınırı 5 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda talimat yoluyla sorgusunun yapılabilmesidir. İşte, CMK’nin 196/4. maddesi, ancak, bu suçlar yönünden “SEGBİS”le sorgu yapılabilmesi imkanını vermiştir.

Yasa koyucu, alt sınırı 5 yıl ve üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlarda hiç bir şart altında “yüzyüzelik” ilkesine istisna getirmemiştir. Bu nedenle, CMK’nin 196/4. maddesinin bu suçlarda tatbikinin mümkün olmadığını, aksi bir uygulamanın müdaafi huzuruyla, vasıtasız olarak mahkeme önünde savunma yapma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağını düşünüyorum.

Bu açıklamalar ışığında, hakkında yağma suçundan dava açılan ve Ceza ve İnfaz Kurumunda bulunan sanıkların Mahkeme huzurunda bizzat hazır edilmeyip, SEGBİS üzerinden yürütülen muhakeme sonucu ceza tayini yoluna gidilmesi nedeniyle, yerel mahkeme hükmünün bozulması vicdani kanaatinde olduğumdan, yüksek çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.