YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8633
KARAR NO : 2013/11448
KARAR TARİHİ : 19.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki malzemelerin müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de bakiye borcun ödenmediğini alacağın tahsili için aleyhine girişilen takibe davalının kısmi itirazı sonucu takibin kısmen durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davacıya olan borcunun müvekkili defterlerinde kayıtlı bulunan 12.785,06 TL olduğunu ve bu tutarın davacıya ödendiğini belirtilen tutar üzerindeki meblağdan alacaklı olduğunu davacının kanıtlaması gerektiği gibi takip öncesi müvekkilinin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle müvekkilinin talep olunan işlemiş faiz tutarından da sorumlu tutulamayacağını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının kısmi itirazının iptaliyle takibin 2.139,49 TL asıl alacak ve 508.23 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan faturalar içeriğindeki mallardan davalının itiraz ederek teslim almadığını bildirdiği bölümüne konu olanların davalıya teslim edildiği hususunun davacı yanca kanıtlanması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafa iddiasını ispatlama olanağı tanınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi kabul şekli itibarıyla da davacı yanın davalıyı takip öncesinde temerrüde düşürdüğü kanıtlanamadığı halde davalı aleyhine işlemiş faiz tutarına karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.