Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2019/5526 E. 2019/12525 K. 09.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5526
KARAR NO : 2019/12525
KARAR TARİHİ : 09.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Olay yeri inceleme raporuna göre, 7 katlı binanın 2. katında bulunan dairenin salon penceresini sert bir cisimle zorlayarak içeriye giren sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1. maddesine uyduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Suç tarihinin 04/03/2005, müştekinin karakolda sanığı teşhis ettiği tarihin 05/03/2010 olduğu, suç tarihinden teşhis tarihine kadar 5 yıl gibi uzunca bir zaman geçtiği, sanığın aşamalarda suçu kabul etmediği, müşteki ile yüzleşmek istediğine yönelik beyanı da dikkate alındığında, mahkemece müşteki ile sanık aynı oturumda hazır edilerek, müştekiye canlı teşhis yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu, sanığın pimapen pencereyi sert bir cisimle zorlamak suretiyle açarak içeriye girmek suretiyle gece vakti gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1. maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında, aynı Kanun’un 116/4. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle sadece 5237 sayılı TCK’nın sırasıyla 142/1-b, 143/1. maddeleri uyarınca uygulama yapılacağı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuç cezaların belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken denetime olanak verecek şekilde bir değerlendirme ve uygulama yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09/07/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi