YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7157
KARAR NO : 2012/16064
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
VEK.AV….
Dava dilekçesinde 2.391,772 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm taraflar temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalı … tarafından 1989 yılında yaptırılan imar uygulamaları sonucu; 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 8. maddesine göre 1983 yılında Hazine adına tescil edilen ve harici olarak devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların bir kısmının, yapılan imar uygulamaları içerisinde kalmış olmasına rağmen uygulama sırasında bu taşınmazların tescil harici olarak kabul edilerek uygulamaya dahil edildiklerini ve bu alanda belediye mülkiyetinde hiçbir taşınmaz mal yok iken uygulama ile birlikte dava konusu taşınmazda dahil olmak üzere …’nin bir çok taşınmaz mal edindiğini, uygulama sonucunda hazine adına kayıtlı taşınmazların … tapu sicil müdürlüğündeki kayıtlarının kapatılmamış olduğunu yani kayıtların halen geçerli olduğu halde aynı taşınmaz için yeni bir ada ve parsel numarası verilmek suretiyle ikinci bir kayıt yapıldığını, bu nedenle aynı taşınmaza ilişkin olarak iki adet tapu çıkarıldığını, dava konusu olan aslen hazine adına kayıtlı taşınmazın bir kısmının imar uygulaması sonucu … üzerine kaydedilmiş olup … belediyesi taşınmazlarda bulunan hisseleri değişik tarihlerde satmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini beyan ederek, 2.391.772,79 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı belediye savunmasında,zamanaşımı itirazında bulunmuş,ayrıca davacı hazineye ait taşınmazları satmadığını,imar uygulaması neticesinde kendine isabet eden taşınmazların satışını yaptığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf, yargılama sırasında, taşınmazların davalı belediyeye geçmesini sağlayan imar uygulamasının idari yargı kararı ile iptal edilmiş olup, davalı belediye tarafından 3. kişilere satılan dava konusu taşınmazların davacı hazineye geri dönüş işlemlerinin tamamlandığını, bu nedenle dava konusuz kalmış olup, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ancak davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan dolayı yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmişlerdir.Mahkemece, dava konusuz kalması nedeni ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir, hüküm her iki tarafça da temyiz edilmiştir.Davalı tarafından temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı tarafın temyiz itirazları yönünden ise; Dosyanın incelenmesinden, davalı belediye tarafından yapılan imar uygulamaları, … 1. İdare Mahkemesinin 2006/2791 E. 2007/1863 K. ve yine … 1. İdare Mahkemesinin 2006/2792 E. Ve 2007/1862 K. sayılı dosyaları ile iptal edilmiş ve kararlar Danıştay 6. Dairesinin 2008-5553 E. Ve 2010/4172 K. ve 2008/5735 E. Ve 2010/4173 K. sayılı ilamları ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu durum karşısında, davanın dayanağını teşkil eden imar uygulamaları iptal edildiğine göre, davacının dava açmaktaki haklılığı ortadadır. Davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinden bu arada vekalet ücretinden davanın açıldığı tarihte haksız olan tarafın sorumlu olacağı Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamayı sürdürerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit ederek, o tarafın yargılama giderlerinden (vekalet ücretinden) sorumlu tutulması gerekir. (HGK. 18.07.2007 gün ve 581 Esas -558 Karar) Davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin, yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilip, haksız çıkacak tarafın yargılama giderine mahkum edilmesi kural olarak ilmi ve Yargısal inançlarda da benimsenmiştir. (Prof.Dr.B.Kuru HUMK. 6.Baskı C.III.001.sh.3030 C:5, Sh.5345, HGK. 06.04.2005 gün ve ../21-187 Esas, C.5/242 K., HGK. 24.10.2001 gün ve 2001/1-950 E.-2001/748 Karar) Bu nedenle de, davada davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan dolayı yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece aksi yönde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı vekili için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı vekiline verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.