Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/1088 E. 2013/12189 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1088
KARAR NO : 2013/12189
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit-Tazminat

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit ve tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kiracı tarafından kiraya verene karşı açılan sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle bakiye süreye ilişkin kira bedelinin iadesi, kira borcu için verilen senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, kazanç kaybı ile faydalı ve zorunlu masraf alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece 7000 TL bedelli senet dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 4000 TL fazla ödeme, 1300 TL zaruri ve faydalı masraf, 1000 TL sözleşmenin erken feshinden dolayı gelir kaybı olmak üzere toplam 6300 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya dair fazla ödeme ve sözleşmenin erken feshinden doğan alacak taleplerine ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kazanç kaybına ilişkin temyiz itirazlarına gelince , davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında 12.4.2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile yıllık 22000 TL kira bedeli karşılığında lokanta vasfındaki iş yerinin davacıya kiraya verildiğini, davalı tarafından 23.9.2010 tarihinde davacının bilgisi ve rızası olmadan işyerinin anahtarlarının değiştirildiğini ve bu şekilde kiralanana el konulduğunu, sözleşmenin süre bitiminden önce bu şekilde feshedilmesi nedeniyle davacı kiracının kazanç kaybının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik bin TL kazanç kaybının tahsilini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin davalı-kiraya veren tarafından haksız biçimde feshedildiği, işyerinin aylık karının 2000 TL olduğu, bu durumda fesih tarihinden sözleşmenin süre bitimine kadar 6,5 aylık kazanç kaybının net 13000 TL olduğu kabul edilerek sonuca gidildiği görülmektedir.
Taraflar arasında 12.4.2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi süre bitiminden önce davalı kiralayan tarafından tek yanlı olarak feshedilmiştir. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmiştir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca taraflar akdettikleri sözleşmedeki hüküm ve koşullar ile bağlı olup kural olarak akdin süresinden önce feshi mümkün değildir. Aksi durumda haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın giderim yükümlülüğü doğar. Kiraya verenin tek yanlı olarak akdi feshetmesi, sözleşmeye konu işyerini kiracıya teslim etmemesi bu kapsamda
Sözleşmenin ihlali niteliğindedir. Bu kapsamda davalının tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. TBK’nun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda davacı kiracı da feshi müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir işyeri bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği başka bir lokanta nitelikli taşınmazı hangi sürede yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenin de bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece davacının sözleşme süre sonuna kadar kiralanandan elde edebileceği net gelir hesaplanmış olup davacının feshi müteakip benzer koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir lokantayı hangi sürede yeniden kiralayabileceğine ilişkin bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır. Haksız feshe bağlı olarak davacının davalı kiralayandan isteyebileceği tazminat bedelinin yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda tespiti gerekmektedir. Bu husus yerine getirildikten sonra mahkemece davacının kazanç kaybı hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.