Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/1122 E. 2013/12497 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1122
KARAR NO : 2013/12497
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, mehir senedine bağlanmış bir kısım çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün değilse bedeli olan 24.810 TL’nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacıya teslim edilen eşyalar dışında kalan ve dava konusu edilen dikiş makinesi, fırın ve elbise dolabının davacıya aynen iadesine, mümkün değilse bedeli olan 580 TL’nin davalıdan tahsiline, ziynet eşyalarına ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların on yıl kadar önce evlendiklerini, geçinemediklerinden halen ayrı yaşadıklarını, aralarında boşanma davasının devam ettiğini, 14.11.2000 tarihinde düzenlenen ve muhtar ile azaların imzasını da taşıyan eşya listesinde yer alan ziynet ve çeyiz eşyalarının davalının yedinde kaldığını, davacıya teslim edilmediğini belirterek, senette yer alan ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün değilse bedeli olan 24.810 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasındaki boşanma davasının halen derdest olduğunu, davacının tespit dosyasında da görüleceği üzere eşyalarını alıp götürdüğünü, davacının hiçbir eşyasının bulunmadığını, boşanma davasında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının zaman zaman evi terk edip gittiğini, bu terkler sırasında dava konusu edilen bütün eşyalarını götürdüğünü belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dosya kapsamı itibariyle tarafların 2000 yılında evlenmeleri sırasında davacı eş tarafından 14.11.2000 tarihinde dava konusu edilen ziynet ve çeyiz eşyalarının yer aldığı ziynet eşya listesi düzenlenerek, listenin doğruluğunun muhtar ve azalarca tasdik olunmasından sonra, davalı ve davalının babası …’ye teslim edilmiştir. Davacı senette belirtilen eşya ve ziynetlerin evden ayrılması sırasında davalı yanın yedinde kaldığını iddia etmekte, davalı taraf ise ziynetlerin davacı tarafından götürüldüğünü ve kendisinin uhdesinde bulunduğunu savunmaktadır. Mehir senedi içeriğine göre, dava konusu edilen çeyiz ve ziynetler davalı eş ve babasına teslim edilmiştir. Taraflar arasında … Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi’nin 2010 / 124 esas 2011/203 karar sayılı boşanma davası içeriğine göre de davacı eş, … isimli çocuklarının doğumundan üç ay sonra herhangi bir gerekçe göstermeden ortak konutu terk ederek babasının evine dönmüş, müşterek çocuklarını
davalının ailesinin yanına bırakmış, araya girenlerin aracılığına rağmen, eve dönmeyerek, evlilik sorumluklarını yerine getirmemiştir. Bu nedenle mahkeme davacı kadının açtığı boşanma davasını ret ederken, davalı kocanın açtığı karşılık boşanma davasını kabul etmiştir. Hüküm boşanma yönünden 22.6.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu çeyiz eşyaları ve ziynetler taraflar arasında senede bağlanmış olup, davalı açısından bağlayıcıdır. Dolayısıyla davalı senette belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Davacı eşin ortak konuttan kendi isteği ile ayrılması davalı eşin senetten doğan hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Diğer yandan, dava konusu eşya ve ziynetlere ilişkin senet düzenlendiğinden senet gereğinin yerine getirildiği konusunda tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının hükme esas alınması mümkün değildir. Senette eşya ve ziynetlerin davalıya teslim edildiği belirtildiğinden, davalı eşin bunların davacıya iade edildildiğini kanıtlaması, sözleşmeye aykırı davranması halinde de, bunların iadesinden ya da bedellerinden sorumlu tutulması gerekir. Davalı dava konusu eşya ve ziynetlerin davacıya teslim edildiğini sunduğu delillerle kanıtlayamamıştır. Bu durumda mehir senedinde yer alan ziynet eşyalarından da davalı eşin sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.