Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/12132 E. 2010/12654 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12132
KARAR NO : 2010/12654
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, malullük aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Davacı sigortalının; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 31.10.2006 tarih ve 2006/1562 Esas, 22/2356 Karar sayılı raporunda, “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmemiş olduğundan malûl sayılamayacağının” tespit edildiği; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 30.09.2009 tarih ve 8500 Karar sayılı raporunda ise, “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanmak suretiyle E cetveline göre % 78 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, maluliyet başlangıç tarihinin koroner by-pass operasyonu geçirmiş olduğu tarih olduğunun” tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; 28.06.1976 tarihli 6/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıda gözetilerek 2 rapor arasında oluşan çelişki, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenletilecek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak rapor ile giderildikten sonra, davacının, çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiğinin (ve açıkça tarihi) belirlenmesi halinde; HUMK. 74. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi ve 506 sayılı Kanunun 56. maddesi gözetilerek davacıya malullük aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-)Kabule göre; 506 sayılı Kanunun 56. maddesi kapsamında malüllük aylığının başlangıcının, yazılı isteği takip eden aybaşı, malullük halinin belirlendiği tarih yazılı isteği takip eden takvim ayından sonraki bir tarih ise, bu tarihi takip eden aybaşı olarak tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
O halde, taraflar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.