Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11450 E. 2012/15686 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11450
KARAR NO : 2012/15686
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.244,01 TL alacak ve fer’ileri için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalı hakkında ödemediği su fatura borçlarından dolayı girişilen icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; icra takibinde belirtilen su abonelik numarasının davalı bankaya tahsis edilen bir numara olmadığı, su abonesinin diğer takip borçlusu olduğu, icra takibinin diğer takip borçlusuna yöneltilmesi gerekirken, davalı bankaya haksız yere yöneltildiği, suyun davalı tarafından kullanıldığı iddiasının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, takipte belirtilen aboneliğin davacının sunduğu ve davalının kiracı olduğu yere ait olup olmadığının belirlenemediği, davalının abone sahibi olmaması nedeniyle takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.Somut olayda; mahkemece alınan bilirkişi raporu dosya üzerinden inceleme yapılarak tanzim edilmiş olup, raporda; “İcra takip talebinde takibin dayanağı olarak belirtilen … numaralı su aboneliğinin ve … numaralı sayacın, davacının ibraz ettiği 01.12.2006 tarihli kira sözleşmesindeki kiralanana ait olup olmadığının belli olmadığı” açıklanmıştır.Davacı tarafından ibraz olunan kira sözleşmesi dava dışı kiralayan ve davalı arasında imzalanmıştır. Davacı, davalının sözleşmede belirtilen adreste ikamet ettiği ve suyu kullandığını iddia etmektedir.Kullanılan su bedelinden abonelik sözleşmesi uyarınca abone sorumlu olduğu gibi abone dışında fiilen kullanan kişide sorumludur. Bu nedenle, mahkemece; keşif yapılarak davalının kira sözleşmesi uyarınca kullanımında bulunan yer belirlenmeli, icra takibinde belirtilen su aboneliğinin buraya ait olup olmadığı, davalının burada su kullanımı olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerinde keşif yapılmaksızın adreste su kullanımı araştırılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.