Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2010/328 E. 2010/14139 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/328
KARAR NO : 2010/14139
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi hükmü gereğince davalıdan rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur. Bozma ilâmında belirtilen Anayasa Mahkemesi iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 76’ncı maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir kanun maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, söz konusu iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum karşısında kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmamasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu; yargılama sonunda davacı Kurum davada kısmen haksız çıkan taraf olarak nitelendirilip vekil ile temsil olunan davalı yararına avukatlık ücreti belirlendikten sonra Kurumun anılan ücret yönünden sorumluluğuna karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular ile davalı işverenin %100 oranındaki kusur ve sorumluluk durumuna göre, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye
değerleri ile sosyal yardım zamları toplamının %50’sinin, Kurum tarafından açılan birinci rücu davasında hüküm altına alındığı belirgin olmakla, işbu ikinci davada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.05.2008 gün ve 2008/10-363 Esas, 2008/366 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere %50 kusur farkını oluşturan rücu alacağına karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, ilk peşin sermaye değerleri ve sosyal yardım zamları toplamından ilk davada hüküm altına alınan tüm rücu alacağı mahsup edilerek kalan tutar yönünden istemin kabul edilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hüküm fıkrasında yer alan sözcüklerin çıkartılarak, yerine;
“1-) Davanın kısmen kabulüne; hak sahiplerine bağlanan gelirler yönünden eş için 1.065,54 TL., ….. için 495,63 TL., ….. için 453,23 TL. olmak üzere toplam 2.014,40 TL.nin 16.06.1998 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,
2-) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince belirlenen 575,00 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak yargılamada vekil ile temsil olunan davacı Kuruma verilmesine,
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince belirlenen 108,81 TL. karar ve ilâm harcının, davalı tarafından ödenen 186,81 TL. harçtan mahsubu ile kalan 78,00 TL.nin karar kesinleştiğinde isteği durumunda davalıya geri verilmesine,
4-) Yargılamada harcanan 32,00 TL. giderin davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.