YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5918
KARAR NO : 2013/2619
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı … vekili, davalı borçlu … aleyhine katkı payı alacağı davası açtığını ancak borçlunun alacağın tahsilini engellemek için dava konusu taşınmazı dava dışı …’e devrettiğini onun da davalı …’e sattığını belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile davalı … adına tescilini talep talep etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptaline ilişkin olduğu davacının icra takibi yapmadığı ve aciz belgesi olmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı ve davalı …’in de taşınmazı diğer davalıdan değil, dava dışı…’den satın aldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı …’nın hileli olarak taşınmazı devrettiğinden söz ederek tapu kaydının iptali ile davalı … adına tescilini istemiştir. Davacı tarafından aşamalarda davanın İİK 277 vd maddelerine ilişkin olduğu yolunda bir beyanda da bulunulmamıştır.
Davacının kendisinin alacağını akim bırakan bir işleme karşı, takip yapılmamış olsada, İİK. 284. maddedeki hak düşürücü süre geçirilmiş olsada Borçlar Kanunu 18.(yeni 19.) maddeye dayalı olarak bir dava açabileceği gibi aynı işlem için İİK. 277 vd maddelerine göre bir tasarrufun iptali davası açması da mümkündür. Davacının bu seçimlik haklarından birini kullanmış olması durumunda talebi doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması gerekir. Somut olayda davacının davası BK 18. (19.) maddesindeki muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkin olduğundan anılan madde çerçevesinde değerlendirme yapılıp, taraf delilleri buna göre toplanıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde davacının İİK 277 vd kapsamında bir dava açtığı kabul edilerek hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 04/03/2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.