YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7409
KARAR NO : 2013/11533
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili ile ticari ilişkisi sonucunda aldığı inşaat boya bedellerinden dolayı bakiye 34.711,85 TL borçlu bulunduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, davalının takip konusu bedelin % 50’si oranında icra inkar tazminatı ödemesine ve dava konusu alacağa % 60 oranında prim kaybının uygulanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, ödeme emrinde belirtilen 34.711,85 TL’lik borcun fatura ve cari hesap ekstrelerinden kaynaklı olduğunun iddia edildiğini, davacının müvekkili şirketin … Projesinde boya ve malzemeleri tedarikçi olarak ilgili emtiaları sağladığını, ancak boyaların ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, bu nedenle kullanılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketçe boyaların ve ilgili emtiaların ayıplı olduğu ve ivedi olarak değiştirilmesi hususunda davacıya ikazda bulunulduğunu, ancak bir sonuç alınamadığını, müvekkili şirketçe uygulanacak boya ve diğer malzemelerin 3. şahıs ve firmalardan temin edilmek zorunda kalındığını, davacı şirketçe yükümlülüğü olan projeye elverişli olan boya ve malzemelerin temininin sağlanmamasına rağmen, müvekkili şirkete borç yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı şirketin istenilen kalite ve nitelikte emtiayı müvekkili şirkete sağlayamaması nedeniyle ödemezlik def’inde bulunduklarını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının lehine delil niteliğine sahip defter ve kayıtlarında, 01/08/2008 tarihi itibari ile davacı kayıtlarında yer alan ve iade edildiği anlaşılan 6.428,10 TL tutarındaki 03/12/2008 tarihli prim kaybı faturası dışında davacıya 27.072,22 TL borçlu olarak gözüktüğü, bu miktara yönelik davalı ve davacı kayıtlarının birbirini teyit eder nitelikte bulunduğu, davalı tarafın satıma konu boyaların ayıplı olmasından bahisle ödemezlik defiinde bulunduğu, ancak boyaların ayıplı olduğunu ispatlayamadığı gibi söz konusu boyaların ayıplı olması durumunda dahi davalının ayıp hükümleri çerçevesinde satım konusu mallara ilişkin yasanın öngördüğü sürelerde muayene edilmesi ve tespit edilen eksik niteliklerin davacıya ihbar edilmesine yönelik yükümlülüğünü yerine getirdiğini de ispatlayamadığı, bu nedenle davalının BK’nun 81. maddesi hükmüne dayanamayacağı, davacının karşılıklı birbirini teyit eden ticari defterlerine göre 27.072,22 TL alacağı bulunduğu, bu alacak yönünden davalının Kadıköy 6. Noterliği’nin 35552 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcu reddettiği, 17.12.2008 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, işbu temerrüt tarihi ile icra takip tarihi olan 26.12.2008 tarihi arası için 182,73 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 27.072,22 TL asıl alacak ve 182,73 TL işlemiş faiz yönünden davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile, takibin 27.072,22 TL asıl alacak ve 182,73 TL işlemiş faiz yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27 ve değişir oranlı avans faizi de uygulanmak suretiyle devamına, alacak faturadan doğan ve likit alacak olduğundan asıl alacak üzerinden % 40 oranında 8.828,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla istemlerin reddine, reddedilen miktar yönünden şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.