Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20399 E. 2013/24741 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20399
KARAR NO : 2013/24741
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1990 yılının 1.ayından 2005 yılının 11.ayı sonuna kadar davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; … sicilli işyerinin davalı … adına kayıtlı işyeri olduğu, bu işyerinin 31.03.1992 tarihinde yasa kapsamından çıktığı, 20.10.1994 tarihinde davalı …’in de ortağı olduğu … sicilli … Taşımacılık Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yasa kapsamına alındığı, davacının 1990/1-05.03.1991 tarih aralığındaki kısmi çalışmalarının davalı … adına kayıtlı işyerinden Kurum’a bildirildiği, 01.02.1995-31.12.1995 ve 01.01.1998-01.07.1998 tarih aralığındaki kısmi çalışmalarının ise … sicilli Ltd. Şti’nden bildirildiği, şahıs şirket bordrolarının imha edilmiş olması nedeniyle Kurumca gönderilemediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının davalı işyerlerinde hangi araç ile hangi servis güzargahlarında kimlerle ve nasıl çalıştığı, şoförlük haricinde davalılar yanında başkaca hangi işler yaptığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davalı … sicilli … Taşımacılık Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin nizalı dönemi kapsar dönem bordralarının tümünün getirtilerek, bu bordrolarda adı geçenlerin hizmet cetvellerinin temini ile davalı … adına kayıtlı … sicilli işyerinden bildirimleri bulunanların tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak; davacıya, davalı işyerlerinde hangi araç ve kişilerle, kaç araçla, hangi servis güzergahında ve hangi şirketlerin servis taşımacılığını yaptığı hususu açıklattırılarak, yazılı delil niteliği taşıyan davacının şoförlüğünü yaptığı araca dair düzenlenen trafik ceza tutanaklarının olup olmadığı da araştırılarak, toplanacak delilerin sonucuna göre karar vermekrten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.