Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9232 E. 2012/13995 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9232
KARAR NO : 2012/13995
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya dair haklar saklı tutularak 42.000,00 TL (ıslahen 72.621,58 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili; müvekkillerinin davalıların murisi …’tan 15 parsel sayılı taşınmazı 8.11.2004 tarihinde 42.000,00 TL bedel ödeyerek tapu da satın almış ise de, hukuki ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptal ve tescil için açılan dava kabul edilmekle, taşınmazın davacılar adına olan tapu kaydı iptal edilerek muris adına tescil edilmiş ancak satış bedeli iade edilmemiş olmakla, davalı taraftan akit tarihinden faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ancak daha sonra bilirkişi raporuna göre alacak talebi 22.3.2011 tarihinde ıslah harcını da ödeyerek 72.621,58 TL olarak ıslah olunmuştur.Mahkemece, davanın kabulü ile 42.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.HUMK.nun 83 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan bir yoldur.HUMK.nun 87.maddesinin “müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez” şeklindeki son cümlesi Anayasa Mahkemesinin 7.11.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 20.7.1999 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve böylece davadaki talep sonucunun kısmi ıslah yoluyla artırılması usulen olanaklı hale gelmiştir. Buna göre kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olan davacının dilerse ek dava açmak yerine, saklı tuttuğu alacak bölümü için aynı davada ıslah yoluyla talepte bulunabilmesi mümkündür.Davada davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirterek 42.000,00 TL alacak talebinde bulunmuş, daha sonra bilirkişi raporuna göre talebinin 72.621,58 TL olarak ıslah yoluyla belirlenmiştir.Mahkemece, asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında bir karar verilmesi gerekir. Buna rağmen, mahkemenin asıl veya yardımcı taleplerden biri hakkında karar verilmemesi; somut olayımızda olduğu gibi 1086 sayılı Kanunun 74, 388 ve 6100 sayılı HMK 297.madde hükmüne aykırıdır.Bu itibarla mahkemece; ıslah olunan miktar yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacıların verecekleri temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.