YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9481
KARAR NO : 2010/14865
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
Mahkemesi :İş Mahkemesi
….. tarafından, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalının tedavisi için yapılan harcamalar toplamı 5.832,00 TL’nin, 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca tahsili istemiyle açılan davanın yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüyle 583,20 TL’nin 06.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili yönünde verilen kararın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yasal sürede kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya incelendikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.02.2010 tarihli yazısında, …..temyiz edilmeksizin kesinleşen 30.04.2009 tarih, 2008/32 E., 2009/184 K. sayılı kararının, “1-Tarafların yapmış oldukları masrafların kabul ve red oranı dikkate alınarak aidiyetine karar verilmesi gerekirken bu orana dikkat edilmeksizin yargılama giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılara aidiyetine karar verilmesi,
2-Dosyadaki kayıtlara göre, 24/11/2008 tarihinde davalı …… tarafından yapılmış olan 110,90 TL’nin davacı tarafça yatırılmış olduğu kabul edilerek yargılama gideri olarak davalılara yüklenmesi…” yönünden usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/6 maddesi uyarınca hükmün kanun yararına bozulması istenilmiştir.
Mahkemece, 26.11.2008 tarihinde yapılması kararalaştırılan keşfe ilişkin gider tutarı olan 110,90 TL, 11.11.2008 tarihli oturum sonucu verilen karara uygun olarak, davalılardan ….. vekili ….. tarafından 24.11.2008 tarihli tahsilat makbuzuyla mahkeme veznesine yatırılmıştır.
Davalı …… % 10 olarak belirlenen kusur oranı gözetilerek, davanın 583,20 TL üzerinden kısmen kabulü yönünde kurulan hükmün yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkin (3) numaralı bendinde; “Davacı tarafından yapılan 3 davetiye gideri olarak 13,50 TL, keşif incelemesi olarak 110,90 TL, Adli Tıp rapor ücreti olarak 82,00 TL olmak üzere toplam 206,40 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.
Davada her iki tarafın da kısmen haklı çıkması durumunda, yargılama giderlerinin haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırılması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 417. maddesi hükmü gereği olup; yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda hüküm oluşturulması için, tarafların talepte bulunması zorunluluğu da yoktur.
Mahkemece, kısmen kabule karar verildiği halde, yargılama giderlerinin tümünden davalıların sorumluluğuna hükmedilerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 417. maddesinin emredici düzenlemesine aykırı davranılmış olması; ayrıca, davalılardan …..tarafından 24.11.2008 tarihli tahsilat makbuzuyla mahkeme veznesine yatırılan keşif giderinin de, davacı Kurum tarafından karşılandığı kabulünden hareketle, davalılardan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Hukuk Usulü Muhakemeli Kanunu’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA; gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.