Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2015/21312 E. 2019/34807 K. 18.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21312
KARAR NO : 2019/34807
KARAR TARİHİ : 18.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I)Sanık …’in temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın eylemin bir bütün halinde 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan yasanın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde eylem bölünerek 4733 sayılı Yasanın 8/4. fıkrası gereğince hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5607 sayılı Yasanın 3/5 fıkrası gereğince mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gümrük Müdürlüğü suçtan doğrudan zarar görmediği halde katılmasına karar verilip, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, hükümden Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin fıkranın çıkartılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanık …’ın temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06/11/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.12.2012 olduğu,
Dairemizin 2017/13345 esası ile 14/01/2019 tarihinde bozulmasına karar verilen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/224 Esas 2015/32 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 16.02.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 05/06/2014 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 18.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.