YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6844
KARAR NO : 2019/6282
KARAR TARİHİ : 17.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 12.11.2008 tarihinde başlayan SSK çalışmaları dikkate alınarak, 12.11.2008 tarihinden sonrasına ait Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ve SSK kapsamında çalışmalarının tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacının 12.11.2008 tarihinden sonraki 5510 S.K.’nun 4/b kapsamındaki sigortalılığının iptali ile 5510 S.K.’nun 4/a kapsamındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin 20/04/2015 tarih, 2014/26867 E.,2015/9082 K. Sayılı bozma ilamı sonrasında mahkemece yapılan yargılama neticesinde; “Davacı vekilinin açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının uyuşmazlık konusu olan 30/06/2012 – 23/08/2012 tarihleri arasındaki isteminin KABULÜ ile, tarım ve hayvan varlığına ait yıllık net gelirleri dikkate alınarak hesaplamaya esas bir tarımsal faaliyeti bulunmadığından Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçersiz olduğunun, belirtilen sürelerde SSK sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, Davacının 2008,2009,2011 yılları tarımsal faaliyetleri nedeniyle açmış olduğu davanın REDDİ ile, 5510 sayılı yasanın 6. Maddesinin 1.fıkrasının ı bendi kapsamına girmediğine ve uyuşmazlık konusu olan 04/11/2008 – 28/02/2011 tarihleri arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine,” karar verilmiştir. Dairemiz 08/10/2018 tarih 2017/3236 Esas, 2018/7119 Karar sayılı ilamı ile “Davacının 01.01.1999 tarihinden itibaren 2926 Sayılı Yasa kapsamında tescil edildiği anlaşılmakla,hangi tarihe kadar borçlarını ödeyip sigortalı sayıldığının,sonradan 506 sayılı yasaya tabi çalışmaları nedeniyle davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığının davalı Kurumdan sorularak gelen yazı cevabı eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının uyuşmazlık konusu dönemde; 04.11.2008-28.02.2011 ile 30.06.2012-23.08.2012 tarihleri arasında 4/1-b, (4.) alt bendi kapsamında sigortalılığı, 12.11.2008 -01.12.2009, 22.12.2009-23.05.2010, 20.08.2010-30.09.2011, 01.10.2011-30.01.2012, 01.02.2012-29.06.2012 tarihleri arasında da
4/1-a kapsamında sigortalılığın olduğu, davacının dava devam ederken 15/08/2016 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve 01/09/2016 tarihinden geçerli olacak şekilde kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacıya yaşlılık aylığının bağladığı anlaşılmakla, yaşlılık aylığının hangi süreler esas alınarak bağlandığı ortaya konmadan ve davanın konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş ; davacıya yaşlılık aylığı bağlandığına göre, hangi süreler dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığını Kurumdan sormak ve buna göre davanın konusuz kalıp kalmadığını değerlendirdikten sonra sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ve davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm taraflar yönünden bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar yönünden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.