YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6254
KARAR NO : 2019/6202
KARAR TARİHİ : 15.10.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
A) Davacının İstemi :
Davacı, davalı kurumun 15/04/2010 tarihli sigortalılık terk işleminin iptali ile 15/04/2010-29/02/2016 tarihleri arası primi ödenmiş sigortalılığınının esnaf Bağkur kapsamında geçerliliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalının Cevabı :
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesinin Gerekçesi ve Kararı :
Mahkemece, “ … Davacının 2926 sayılı Yasanın öngördüğü biçimde üretim ve avlanmaya yönelik tarımsal faaliyeti olmayıp doğrudan tekne ile açık denizden balık tutarak bunları pazarlamak ve satış sureti ile değerlendirdiği ve buna bağlı ticari alanda faaliyette bulunduğu, vergi türünün de ticari vergi türü olduğu, gerek tanık beyanlarından ve gerekse dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. ” gerekçesiyle “Davanın Kabulü ile, davalı kurumun 15/04/2010 tarihli terk işleminin İPTALİ ile, davacının 15/04/2010-29/02/2016 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davalı kurum vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının zirai faaliti bulunmayıp salt tanık beyanları ile davanın ispatlanamayacağını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı ve Gerekçesi :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, “… Gelir Vergisi Kanununun 52. maddesinde “Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır. Zirai faaliyeti arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollariyle veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder.” hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı olacakları belirtilmiş, anılan Kanunun 3. maddesinde ise tarımsal faaliyetin, “kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,” ifade edeceği belirtilmiştir.
Yargıtay 10.Hukuk Dairesi’nin 07.03.2016 tarih ve 2015/13878 E. 2016/2515 K sayılı ilamında belirtildiği üzere, davacının 15/04/2010-29/02/2016 tarihleri arasındaki primi ödenen dönemde, zirai vergi kaydı nedeniyle, 5510 sayılı Yasanın 4.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 1479 sayılı Yasa kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı sayılması usul ve yasaya aykırı olduğu ” gerekçesiyle “ A-1-)… 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 16.05.2017 tarih, 2016/313 Esas ve 2017/190 Karar sayılı kararına yönelik davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA;
2-)DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Davacı …’in 15/04/2010-29/02/2016 tarihleri arasındaki dönemde zirai vergi faaliyeti nedeniyle 5510 sayılı Yasanın 4.maddesinin 1.fıkrasının (b) 4.bendine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine, ” karar verilmiştir.
F) Temyiz :
Davalı kurum vekili, istinaf talebindeki gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davalı kurumun 15/04/2010 tarihli sigortalılık terk işleminin iptali ile 15/04/2010-29/02/2016 tarihleri arası primi ödenmiş sigortalılığınının esnaf Bağkur kapsamında geçerliliğinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile Davacı …’in 15/04/2010-29/02/2016 tarihleri arasındaki dönemde zirai vergi faaliyeti nedeniyle 5510 sayılı Yasanın 4.maddesinin 1.fıkrasının (b) 4.bendine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 15/02/1993- 20/10/1997 tarihleri arasında 2926 sayı yasa sigortalılığı bulunduğu, … Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydına istinaden 21/10/1997 tarihli bildirge ile 21/10/1997 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tescilinin yapıldığı, 21/10/1997 tarihinden itibaren kesintisiz 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı devam edip kurumca sigortalılığı iptal edilen döneme ilişkin prim borcu bulunmadığı, davalı kurumca ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışmalar neticesinde davacının ticari vergi kaydının bittiği 15/04/2010 tarihi sonrası 1479 sayılı Yasa sigortalılığının iptal edildiği, yerel mahkemece davacı tanıklarının dinlendiği, tanıkların davacının kendisine ait 2 adet balıkçı teknesi ile açık denizlerde balık avcılığı ve ticareti yaptığını beyan ettikleri, … … Vergi Dairesi cevabi yazısında 01.01.1996 tarihinde zirai balıkçılık faaliyetine başladığı, 01/01/1999 tarihinden itibaren ise faaliyetine … ortaklığında ortak olarak devam ettiği, 05/05/1999 tarihinde ortaklığın balık alım ve satımı nedeniyle ticari faaliyete başlayıp, ticari faaliyetlerini 15/04/2010 tarihinde terk ettikleri, zirai balıkçılık faaliyetine ise devam ettiklerinin bildirildiği, … Liman Başkanlığı yazısına göre davacının “Görenler-3 ( 08/01/1997 tarihinden beri ortak) ve Görenler-4 ( 24/07/2015 tarihinden beri ortak)” isimli balık avlama gemilerinde hisse sahibi olduğu, … Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Sicil Müdürlüğünde davacının balıkçılık meslek dalından dolayı, 21.10.1997 tarihinden beri devam eden kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sigortalının vergi kaydı her ne kadar zirai balıkçılık için oluşturulmuşsa da yapılan işin, hissedarı olduğu balıkçılık gemisiyle açık denizlerde balık avlanarak bunların satımı olması nedeniyle davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığını ticari vergi kaydının bittiği gerekçesiyle 15/04/2010 tarihi itibariyle iptal eden kurum işlemi hatalıdır.
Yapılacak iş, davacının ticari vergi kaydının bittiği 15/04/2010 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığını iptal eden kurum işleminin iptali ile 15/04/2010-29/02/2016 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar vermekten ibarettir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
H) Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 15/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.