YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1223
KARAR NO : 2019/5632
KARAR TARİHİ : 01.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu bedensel bütünlüğü zedelenen sigortalının maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini ve bu suretle borçlunun borçtan kurtulmasını kapsayan akde “ibra” denir. İbranamenin kural olarak işçiye veya hak sahiplerine yapılmış olan ödeme ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için işçiye veya hak sahiplerine yapılan ödemenin niteliği ve miktarı açık olarak ibranamede gösterilmelidir.
Öte yandan, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Somut olayda, 03/10/2002 tarihli “İbraname” başlıklı belge ile davacı davalı şirket yetkilisinden 11.080,00 TL aldığını, davalı şirket adına yetkilisini ibra ettiğini, hiç bir şekilde maddi ve manevi tazminat alacağı kalmadığını beyan ve ikrar etmiştir.Bu anlamda dosyaya ibraz edilen ibranamenin geçerli bir ibraname olduğunu belirtmek mümkündür.
Hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan maddi tazminat hesabına göre toplam zararın 6.889,48 TL olduğu, ödemenin bu zararı karşıladığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, 03/10/2002 tarihli ibraname ile davacının aynı olay nedeniyle maddi ve manevi zararlarına karşılık olarak 11.080,00 TL aldığının anlaşılmasına, ödeme tarihi itibariyle maddi zararının karşılanmış olmasına ve manevi tazminatın bölünmezliği ilkesine göre davanın manevi tazminat bakımından da reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.