YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4872
KARAR NO : 2019/5628
KARAR TARİHİ : 01.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma kararına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin 03/11/2015 tarihli husumet nedeniyle davanın reddine dair kararı Dairemizin 14/03/2017 Tarih 2016/4116 Esas 2017/2048 Karar sayılı ilamı ile davalı şirket ile dava dışı … Eski Hisar Pars JV arasında organik bağ bulunduğu gözden kaçırılarak, yukarıda belirtilen yazılı belgelere göre de davalı şirkete husumet yöneltilmesinde isabetsizlik olmadığından işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı … için maddi tazminat alacağı olarak 226.302,90 TL’nin, davacı … için maddi tazminat alacağı olarak 52.648,69 TL’nin, davacı … için maddi tazminat alacağı olarak 42.414,34 TL’nin, davacı … için maddi tazminat alacağı olarak 40.152,55 TL’nin, davacı … için maddi tazminat alacağı olarak 23.320,45 TL’nin, müteveffanın eşi … için 45.000,00 TL manevi tazminatın, müteveffanın Çocukları …, … ve … için ayrı ayrı 25.000,00’er TL manevi tazminatın, müteveffanın annesi … ve babası … için ayrı ayrı 17.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, husule gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, olay tarihine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nefaset kurallarına göre, davacılar yararına manevi tazminatın takdiri ve nedenleri açıklanmaksızın çocukların bir kısmı için manevi tazminata hükmedilmiş iken davacı çocuk Abdullah yararına manevi tazminata hükmedilmemiş olması isabetsizdir.
Öte yandan davacılar ölüm nedenine dayalı olarak tazminat isteminde bulundukları halde ve zararın ölüm olayı ile ortaya çıktığı göz ardı edilerek, hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin ölüm tarihi yerine olay tarihinden başlatılmasına karar verilmesi ile davacı … yararına hükmedilen manevi tazminata uygulanacak faizin 2011 yılı yerine 2014 yılından başlatılmasına karar verilmesi de hatalı olmuştur.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine 01/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.