YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8977
KARAR NO : 2013/11916
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin keşidecisi dava dışı … olan 10.02.2011 keşide tarihli 24.517,00 TL bedelli çeki süresi içinde 11.02.2011 tarihinde davalı bankanın … Ticari Şubesine ibraz ettiğini, davalı bankanın …/… Şubesi müşterisi olan …’ın hesap bakiyesinde 15.000,00 TL olmasına rağmen takas sistemi kapsamında davalı banka tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalı bankaya çekin kısmi karşılığının ve çek yaprağı bedelinin ödenmesi yolundaki başvurularının sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, her geçen gün için binde 3 gecikme cezasının dosya borcuna eklenmesine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu takibe konu çekin keşidecisi dava dışı …’ın müvekkili bankaya borcu/riski bulunduğundan tüm hesapları, hak ve alacakları üzerinde banka lehine rehin, takas, mahsup hakkı bulunduğunu, bu nedenle müvekkili banka lehine bloke olduğundan, dava konusu edilen çekle ilgili olarak ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, dava konusu çekte her ne kadar “15.000,00 TL kısmi karşılığı vardır” şeklinde belgelendirilmişse de bu tutarın çekin ibrazı esnasında keşidecinin hesabında olan para olmayıp, her bir çek yaprağı için 500,00 TL olarak hesaplanmış çok miktardaki çekler için düzenlenmiş gayri nakdi kredi şeklindeki hesaba ait olduğunu, keşidecinin hesap bakiyesinin (0) sıfır olmasına karşın bu tutar müvekkili banka şubesince hesap bakiyesi olarak algılandığını, oysa ki çekin ibraz tarihinde çek bedelinin tamamının karşılığının bulunmadığını belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda, davalı bankanın … Şubesi nezdinde dava dışı … adına 01.06.2010 tarihinde mevduat hesabı açıldığı ve akdedilen Bankacılık Hizmet Sözleşmesi gereğince davalı bankanın nakit blokaj yetkisinin bulunduğu, dava dışı …’ın keşide ederek vermiş olduğu çekin bankaya ibraz edildiği 11.02.2011 tarihine kadar davalı banka tarafından hesapların açıklamalar hanesine bloke ile ilgili bir kaydın düşülmediği, çekin bankaya ibrazında hesap bakiyesinin 15.000,00 TL olduğunun görülerek kısmi karşılığı vardır şerhinin yazıldığı, dolayısıyla çekin ibraz tarihinde hesapta blokajla ilgili bir şerhin bulunmadığından ve çekin kısmi karşılığı olduğunun çekin arkasına yazıldığından davalı bankanın bu meblağdan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, işlemiş faiz tutarının 112,50 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının takibe vaki itirazının 15.000,00 TL asıl alacak 112,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.112,50 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden;
5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. md.siyle HUMK.a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690 TL.dir.
Temyize konu edilen miktarın 686,40 TL olması nedeniyle 13/12/2012 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.