Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/11659 E. 2013/19720 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11659
KARAR NO : 2013/19720
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmü davalılardan … ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Mahkemece verilen 15.03.2013 tarihli karar, 22.03.2013 tarihinde davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş olup, davalı vekilinin 04.07.2013 tarihli ve elektronik imzalı dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiklerini beyan etmesi ve vekaletnamesinde temyizden feragate dair yetkisi bulunması nedeniyle davalı …Ş.’nin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Davalı … San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
Dava, sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle eşi ve çocuklarının maddi ve zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 06.12.2009 tarihinde meydana gelen ve davacılar murisinin vefat ile sonuçlanan olayın SGK İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalıların toplam % 85, davacılar musirinin % 15 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı eş ve çocuklar yararına ayrı ayrı takdir edilen 75.000,00 TL manevi tazminatların fazla olduğu ortadadır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde … ve …’ne iadesine, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.