YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5172
KARAR NO : 2019/8840
KARAR TARİHİ : 26.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşürülme, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan … hakkında zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde bu hususta hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 tarihli ve 65–69, 22/10/2002 tarihli ve 234–366, 04/07/2006 tarihli ve 127–180, 03/05/2011 tarihli ve 155–80, 21/02/2012 tarihli ve 279–55, 15/04/2014 tarihli ve 599-190, 28/03/2017 tarihli ve 214-206 sayılı Kararlarında “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 tarihli ve 41–54 sayılı Kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, müştekinin sanıklara yüklenen suçtan dolayı katılan sıfatını alabilecek biçimde doğrudan zarar görmediği, katılma talebinin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, vekili aracılığı ile yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE 26/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.