Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/1850 E. 2017/7636 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1850
KARAR NO : 2017/7636
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Hakaret, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
Karar-Hüküm : 1- Sanık hakkında hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/1-3-a, 125/4, 62, 53/1-3 ve CMK’nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar
2- Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan dolayı sanığın beraatine ilişkin hüküm

Hakaret suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ve yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanun’un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, mahkemece kararın temyize değil, itiraza tabi olduğu gözetilip, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi için CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca dosyanın merciine gönderildiği ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2014 tarihli, 2014/56 değişik iş sayılı kararıyla şikayetçi vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmakla; hakaret suçu açısından dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B) Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Şikayetçi vekili tarafından hükümden önce sunulan dilekçe ile katılma isteminde bulunulmasına rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmemiş ise de; sanığa atılı adliyeye karşı işlenen yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçunun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle yargı görevi yapan şikayetçi hakimin sanığa yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı dikkate alındığında davaya katılmasına karar verilmemiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan sıfatını almayan ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmemiş olan şikayetçinin kanun yoluna başvuru hakkı bulunmamasından dolayı şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.