Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22723 E. 2017/27818 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22723
KARAR NO : 2017/27818
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davalıya ait işyerinde mağaza sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin fazla çalışma alacaklarının ödenmediğini, İş Kanununun 47. maddesine göre bayram tatillerinde çalışılan her güne karşılık ayrıca bir günlük ücret ödemesi yapılması gerekirken, davalı işverenin sembolik bir miktar olarak 30,00-40,00 TL ödeme yaptığını, davalı işverene 06/11/2013 tarihli ihtarname ile tüm bu hususları kapsayacak hak ve alacaklarının ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini, ancak verilen süreye rağmen davalı işverenin bu alacakları ödemediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma alacağı, ulusal ve dini bayram tatili alacağı ile izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili , davacının iş sözleşmesini haksız fesih ettiğini bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının fazla çalışmasının olmadığını, çalıştığı günlere ilişkin ücretlerinin ödendiğini, davacının ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı puantaj kayıtlarının yazılı delil niteliğinde olduğunu, aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, davacının mağaza yöneticisi olduğunu, çalışma sürelerini kendisinin belirlediğini, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin usulüne göre ödendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı dönemde yapmış olduğu fazla mesailere ilişkin puantaj kayıtlarının davacı tarafından imzalandığı ve davacının bu kayıtlara göre fazla mesai ücret alacağı bulunmadığı, bu nedenle davacının iş akdinin feshinin haklı olmadığı ve kıdem tazminatına hak kazanmadığı, yıllık izinlerini kullandığı ve yine ücret bordrolarında UBGT ücretinin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacının çalıştığı döneme ilişkin puantaj kayıtlarının davacı tarafından imzalandığı ve davacının bu kayıtlara göre fazla mesai ücret alacağı bulunmadığı dolayısıyla davacının iş akdinin feshinin haklı olmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki, davacı taraf puantaj kayıtlarındaki ve kasa devir teslim tutanağındaki kayıtların gerçeği yansıtmadığını iddia etmiş ve dayanak olarak da kasa devir teslim tutanağındaki bölge sorumlusunun mağazayı denetlediği saatleri gösteren kayıtlara dayanmıştır. Gerçekten de dosyaya sunulan farklı günlere ait kasa devir teslim tutanaklarının incelenmesinde davacının işe giriş saatleri, puantaj kayıtlarıyla uyumlu bir şekilde gösterilse de, bölge sorumlusunun mağazayı denetlediği saatlere ilişkin düştüğü kayıtların bu sürelerle uyumlu olmadığı görülmektedir. Nitekim, Dairemizce temyiz incelemesinden geçen emsal 2015/20916 esas sayılı dosyasında da, mağaza sorumlusu olan davacının kasa devir teslim tutanağındaki giriş çıkış saatleri ile puantaj kayıtlarındaki giriş çıkış saatleri uyumlu olmakla birlikte, mağazanın denetim saatlerinin uyumlu olmadığı görülmektedir. Aynı şekilde, dosya kapsamında dinlenen davacı tanıkları yanında özellikle davalı tanık beyanlarından da işyerindeki çalışma süresine ilişkin kayıtların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Zira gerek davacı gerek davalı tanıkları işyerinde günlük çalışma süresinin başlangıcı 08:45 olarak görünse de 08:30’da işbaşı yaptıklarını, iş bitişi 21:15 olarak görünse de 21:30’dan önce ayrılmadıklarını beyan etmişlerdir. Belirtilen nedenlerle mağaza sorumlusu olan davacının çalışma sürelerine ilişkin puantaj kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmakla; kayıtlarda davacının imzasının olması sonucu değiştirmez. Bu durumda mahkemece davacının fazla mesai alacağı olup olmadığı tanık beyanları ve kasa devir teslim tutanağı kayıtları değerlendirilmek suretiyle belirlenmeli , oluşacak neticeye göre davacı tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Yazılı gerekçeyle davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.