Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/7450 E. 2015/22371 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7450
KARAR NO : 2015/22371
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava ve ziynet alacağı davasına dair vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise ziynet eşyası talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı karşı davacı kadının ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece; “evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu davranışlarıyla ulaşıldığı” gerekçesiyle; tarafından açılan boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına” karar verilmiş, kadın lehine maddi ve manevi tazminat ve nafakaya hükmedilmiştir. Davacı-davalı erkeğin mahkemece belirlenen kusurları sabit ise de; davalı-davacı kadının da eşine şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve birlik görevlerini yerine getirmediği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca, her iki tarafın kusurlu tutum ve davranışlarıyla ulaşıldığının kabulü gerekir. Ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı-davalı erkek ağır kusurludur. Bu halde, kadın da boşanma davası açarak boşanmayı talep ettiğine göre, davalı-davacı kadının erkek tarafından açılan boşanma davasına karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, erkeğin davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki şartların gerçekleştiği gözetilerek, erkek tarafından açılan boşanma davasının da kabulü gerekirken, bu davanın reddi doğru görülmemiştir.
3-Davalı-karşı davacı kadının ziynet eşyası alacağına ilişkin talebi reddedildiği halde davada kendisini vekille temsil ettiren davacı-davalı erkek lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen kadının boşanma davasına yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.