Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40972 E. 2017/21187 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40972
KARAR NO : 2017/21187
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, maaş farkı, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, fazla mesai, ikramiye, yakacak, yemek ve … yardımları, vardiya zammı, kar payı ile ilave tediye alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 10/10/2013 tarihli kararla davacı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 10/10/2013 tarihli kararı, Dairemizin 16/12/2014 tarih, 2013/37244 Esas, 2014/35753 Karar sayılı bozma ilamıyla, davacı işçinin iş sözleşmesinin başlangıcından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, buna göre davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve ödenmemiş fark işçilik alacaklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, ilave tediye ücret alacağı isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile ıslah ile arttırılan miktarlar değerlendirilmeksizin, bozmadan sonra, davacının 50.00 TL fazla çalışma, 50.00 TL maaş farkı, 50.00 TL ilave tediye alacağının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş, bu alacakların fazlaya ilişkin kısımlarının saklı tutulmasına, diğer alacakların ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre; davacının bir kısım işçilik alacaklarına yönelik davada hüküm altına alınan miktar 150,00 TL, reddedilen miktar 450,00 TL olup karar tarihi itibari ile 2.270,00 TL temyiz kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından, Mahkemece davacının bozmadan sonra, ıslah dilekçesiyle yaptığı talebi değerlendirme dışı tutularak ıslah edilen miktarlar yönünden hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik yoktur.
Bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda davacının alacakları hesaplanmıştır. Mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu benimsenerek hükme esas alınmıştır. Mahkeme, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı değerlendirmesi ile maaş farkı, ilave tediye, fazla çalışma ve kıdem tazminatı alacaklarının eksik ödendiğini kabul ederek dava dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden hüküm kurulmuştur. Mahkemece benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kıdem tazminatı alacağı olduğu tespit edilmiş, mahkeme gerekçesinde de davacının kıdem tazminatının eksik ödendiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 16/12/2014 tarih, 2013/37244 Esas, 2014/35753 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen hususlara uygun şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yukarıda belirtildiği şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece bu şekilde çelişkili karar verilmesi, 10/04/1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı YİBK’ya ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 298/2. maddesine aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın 2 numaralı bentte yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 09/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.